Feyza Sevil Güngör: Setten çıksam da aklım Oylum’da
Hem psikoloji mezunu hem oyuncu. Şimdilerde ‘Aldatmak’ dizisinde Oylum rolüyle izlediğimiz Feyza Sevil Güngör, canlandırdığı karaktere bağlılığını şöyle özetliyor: Setten çıksam da aklım Oylum’da, onun hayatında, yaşadıklarında, yaşayacaklarında.

Röportaj: Vildan Uygunoğlu
Fotoğraf: Ayhan Akbaş
Styling: Seda Solmaz
Makyaj: Rufiye Kalmaz
Saç: Selhan Cankaya
Başrollerinde Vahide Perçin, Ercan Kesal ve Mustafa Uğurlu gibi isimlerin yer aldığı ‘Aldatmak’ dizisindeki performansıyla şimdilerde oldukça dikkat çekiyor Feyza Sevil. Sezonun en başarılı dizilerinden birinde yer alan bu başarılı ismi biraz daha yakından tanıyalım istedik…
– Yer aldığınız ilk yapım ‘Savaşçı’, şimdi de Vahide Perçin ile birlikte ‘Aldatmak’ dizisinde yer alıyorsunuz. Nasıl gidiyor dizi?
Başından beri iddialı, güzel, detaylı bir hazırlıkla başlanması istenen bir diziydi, nitekim öyle de oldu. Çok şükür gidişatı da başladığımızdan beri güzel enerjisiyle devam ediyor. Her hafta izlenmeye hazır olmak üzere bir iş çekmek kolay değil. Tüm bu süreçte en çok birlikte olduğum isimlerden biri dediğiniz gibi Vahide Perçin. Benim için çok özel bir yeri var. Aynı hikayede olmanın yanı sıra anne kızı oynuyor olmak durumun değerini çok daha artırıyor. Öğrendiklerim, şahit olduklarım sayesinde de sahip olmaya başladıklarım çok kıymetli.
– Genç bir yaşta Vahide Perçin, Ercan Kesal ve Mustafa Uğurlu gibi başarılı isimlerle çalışmak nasıl bir duygu? Neler katıyor size bu tecrübe?
Çok klasik ama çok gerçek cevaplarımla başlayabilirim. Tabii çok şanslı hissediyorum. Öğrenmek sadece pratikle, üzerine çalışarak olan bir şey değil. Bazen tek bir bakış ya da bir ana şahit olmak insanda aklına gelmeyen pencereler açabiliyor. Gerisi sizin elinizde ve üzerine koyduklarınızla anlamlaşıyor. Sayılan isimlerin kıymetini, hepimiz için değerini anlatmaya kalkmayacağım. Fakat benim için her biriyle tanışıyor olmak, sahne paylaşıyor, tanıyor olmak müthiş bir deneyim. Oyunculuğun bana en iştah veren kısımlarından biri birçok insanla aynı anı, acıyı, sevinci bambaşka şekillerde paylaşıyor olmak. Siz şaşırırken başka bir oyuncu da şaşırıyor ya da bambaşka bir tepki veriyor. Ama herkes kendine has paylaşıyor sahneyi. Sadece bu yelpazeye baktığımızda bile saydığımız isimlerin ‘kendilerine has’ oyunlarına, süreçlerine şahit olmak çok değerli.

ARABA YIKAMACISI OLMAYI İSTEDİM
– Oyunculuk hep yapmak istediğiniz meslek miydi? Psikoloji eğitiminiz de var, rollerinize yaklaşımınızda herhangi bir yararı oluyor mu aldığınız eğitimin?
Çok küçük yaşta bale hemen ardından voleybolla tanışmış ve küçükken “Büyüyünce ne olacaksın” sorusuna araba yıkamacısı diyen biriyim… Okul hayatımın ilk 1-2 senesinde de kariyer planım aynı devam etti. Sahne ya da izlenen olmaya, gösteriye merakımı çok küçükken kombinler yapıp kendimce koreografilere çalışıp aileme mini şovlar hazırlamamdan fark etmişler. Sonrasında uzunca bir süre fizyoterapist olmak istedim ve aynı zamanda profesyonel voleybol oynamaya devam ediyordum. Oyun hayatımı durduran bir sakatlık geçirdikten sonra ki bu 18 yaşımda oldu, kendimden çok da beklemediğim alanlara merak sardım. Psikoloji hayatımın çok odak noktası oldu. Her duyduğum, okuduğum, yaşadığım beklemediğim hisler uyandırmaya ve kendimi daha çok merak etmeye başladım. Bu merakla başladı psikoloji okuma tercihim aslında. Psikoloji ilk sınıftayken üniversitemin tiyatro topluluğuna katıldım. Sahnede olmanın verdiği yazıya dökemeyecğim bir hissi var ve ben artık tatmış oldum. Seslendirme ve oyunculuk eğitimleri aldım ve kendi ekibimizle oyunlar çıkartmaya, turneye gitmeye başladık. O zamanlarda da okurken oynuyordum. Psikoloji ve oyunculuk ilk anımdan itibaren hep iç içeydi hala öyle. İnsanla ilgili, önce kendi süreçlerimi keşfetmekle ilgili okunan bir bölümün insanı insana anlatma, göstermeyle ilgili bir mesleğe yararının olmaması zaten imkansız. Sadece bazen karakterler, reaksiyonları, travmaları, mekanizmaları ile ilgili haddinden fazla detaylara girip boğulabiliyorum ve bu oyuncu olarak işime yarayan bir doz olmuyor. Dengesini bulmayı öğreniyorum.
