‘Yalan sevmem, söyleyeni hayatımdan çıkarırım’
Barbaroslar Akdeniz’in Kılıcı dizisindeki İlyas karakteriyle dikkat çeken genç ve yakışıklı oyuncu Caner Topçu, karşı cinsten en büyük beklentisinin dürüstlük olduğunu söylüyor ve ekliyor: Yalan benim hiç sevmediğim şeylerden bir tanesi. Ufacık yalanlardan ötürü soğuyup konuşmayı kestiğim birileri oldu hayatımda.

Röportaj: Mukaddes Kaya
Fotoğraflar: Baran Altındağ
Styling: Esra Alınmış
Saç ve Makyaj: Sabit Akkaya ekibinden Murat Taşkın
Fotoğrafçı Asistanı: Mehmet Kurt
Mekan: Art Plus İstanbul
Sportif, fit ve çok yakışıklı olan Caner Topçu, sektörün yepyeni ve başarılı oyuncularından. Barbaroslar Akdeniz’in Kılıcı dizisindeki İlyas karakterini canlandıran Topçu, yaşının çok üzerinde bir olgunlukla, hayallerinin ötesine geçmek üzere yola çıkan ve bu sektörde çok önemli yerlere geleceği kesin olan bir yakışıklı. Bu sıra dışı oyuncunun dünyasına girmeye, onu daha yakından tanımaya ve performansını alkışlamaya hazır mısınız?
– Oyuncu olmak hayalin miydi?
Hayal daha öte bir yerde. Tiyatroya başladıktan sonra “Hobi olarak gördüğüm şey artık benim mesleğim olmalı” dedim. Ben kendime kesin oyuncu olacaksın diyordum. 30’umda, 40’ımda kaç yaşıma gelirsem geleyim, bir gün mesleğime dair bir şeyler yapacağımı biliyordum. Zaman geçtikçe bu mesleğe olan bakış açım hayallerimi süslemeye başladı. Bulunmak istediğim projeler, beraber yer almak istediğim usta oyuncularla çalışıyor olmanın hayalini kuruyordum. Umuyorum ki zamanla hepsi gerçekleşir.

BİR OYUNCUNUN ÖNCELİĞİ İYİ İNSAN OLMAK OLMALI
– Alaylı mısın, konservatuarlı mı?
Alaylıyım ama konservatuar sınavlarına girmediğim için pişmanlıklarım hala var. Çünkü konservatuarda bir oyuncunun bilmesi gereken her şeyi öğretip mezun ediyorlar. Şimdi ise konservatuar mezunu olmadığım için dışardan bazı derslere ihtiyaç duyuyorum.
– Bir oyuncu sana göre nasıl yaşamalıdır?
Bir oyuncunun önceliği bence iyi insan olmak olmalıdır. Tiyatroya başladığımda ilk gün duyduğum cümle “İnsana, insanca, insanla anlatma sanatıdır” oldu. Bunu duydum ve her zaman aklımdaydı bu cümle, insan olmak ve insana insanca davranmak çok zor olmasa gerek. En önemlisi bir oyuncunun yaptığı sanata saygısı olsun. Bir oyuncunun çok donanımlı da olması gerekiyor, gerek fiziksel gerek duygusal oyunculuğun sınırı yok, her gün yeni bilgilerin, her gün yeni şeyler öğrenmenin de sınırı yok.
– Bugüne kadar kaç dizide yer aldın, ilk oynadığın rolünle ilgili bir anın var mı?
Barbaroslar üçüncü projem. İlk yer aldığım projemde ilk sahnemi çekerken ufacık bir diyaloğu verememiştim, en az 10 kez tekrar almıştım. Arada açar o sahneme bakarım, çok heyecanlıydım o gün. Sahne ve kamera önünün farkını orada anlamıştım.

1500’LÜ YILLARDA YAŞAMAK İSTERDİM
– Tarihi bir dizide oynamak zor mu?
Şu an 15. yüzyılda çekim yapıyoruz ama 21. yüzyılda gerçek yaşadığım bir hayat var. O dönemin kostümleriyle, konuşma tarzlarıyla, at binmeleriyle, kullandıkları kılıçla zor bir hal alıyor tabii ki. Ancak yeni öğrenmeye başladığım ve sonucunda başardığımı öğrendiğim şeyler beni mutlu ediyor ve yeni şeyler öğrenmek artık zorluktan öte keyifli bir hale geliyor.
– Hangi tarihte yaşamak isterdin?
Hazır Barbaroslar’dayken onların yaşadığı dönemi merak ediyorum tabii ki. 1500’lü yıllarda yaşayan denizcileri mesela. Çünkü tuhaf insanlar. Kürek çekip savaşmaya gidip o yorgunlukta savaşıp tekrar kürek çekerek evlerine dönüyorlar. İnsan gücünün had safhada olduğu bir iş denizcilik, evet o dönemde olmayı isterdim.
