Sorry, no posts matched your criteria.

Vural Şahanoğlu: Tatlı bir kariyerimin olacağını hissediyorum

Ekranların yeni yakışıklılarından Vural Şahanoğlu oyunculuğa adım atmadan önce sıkı bir eğitim alıp hayat tarzını da sürekli kendini yetiştirecek şekilde düzenlediğini söylüyor ve ekliyor: Hayat mottom ‘Ben elimden geleni ortaya koymalıyım. Onun nasip olacağı varsa gelip beni bulacaktır zaten.’ Ama hislerim tatlı bir kariyerimin olacağına yönelik.

Röportaj: Mukaddes Kaya
Fotoğrafçı: Baran Altındağ
Styling: Begüm Palabıyık
Makyaj: Rufiye Kalmaz
Saç: Ali Kaan Özen
Styling Asistanı: Gizem Zobunus

Kanal D’de yayınlanan ‘Üç Kız Kardeş’ dizisinin Serdar’ı Vural Şahanoğlu, gençliği, çalışkanlığı ve hırsıyla bu sektörde hayatı boyunca oyuncu olarak kalacak bir yetenek. Oyuncu olmak için sıkı bir eğitim alan genç adamın sürekli kendini geliştirmeye yönelik bir hayat tarzını seçmesi de onun işine olan saygısı ve sevgisi. İlk projesindeki emeğinin izleyici tarafından takdir görmesinden dolayı son derece mutlu olduğunu söyleyen genç oyuncu, kariyer ve gelecek planlarını Re Touch Mag okurları için anlattı.

– Oyuncu olmak için attığın ilk adımlar nasıl oldu?
İlk işim İzmir’den İstanbul’a yerleşip sıkı bir oyunculuk eğitimi almak oldu. İki yıl boyunca ara vermeden eğitim aldım. Sonrasında oyuncu koçumla tanışıp onunla çalışma fırsatım oldu ve hala da devam ediyoruz.

– ‘Üç Kız Kardeş’ dizisi ile kariyerin başladı, bu projeye nasıl dahil oldun?
O dönemde görüştüğümüz birçok proje vardı aslında. Projede beni çeken senaryo ve karakter oldu. İlk okuduğumda çok sevdim ve “Ben bu işin içerisinde olmalıyım” dedim. Sonrasında menajerim ve yapımla görüşmeleri ilerlettik. Ne mutlu ki yapım şirketi de benim hakkımda aynı şeyleri düşündü ve ‘Üç Kız Kardeş’ serüvenim bu şekilde başlamış oldu.

– İlk rolün ve ilk dizinde bu kadar güzel bir cast ve hikaye ile başlamak ve çok başarılı olmak seni nasıl etkiledi?

İşini iyi yapan bir ekip var ve güzel bir kadronun içindeyim. Bu da seyirciler tarafından fark edilip alkış tutulduğunda bambaşka bir haz veriyor. Emek verdiğin şeyin karşılığını güzel bir reaksiyonla almak elbette mutluluk verici. Beni daha da çalışmaya itiyor bu mutluluk.

AŞK KADAR BÜYÜK BİR PLATONİKLİK YAŞAMADIM

– Yolun başındasın elbette ama 10 yıl sonrasını nasıl görüyorsun, hedeflerin arasında neler var?

10 yıl sonrasını bilemem elbette. Hayat mottom ‘Ben elimden geleni ortaya koymalıyım. Onun nasip olacağı varsa gelip beni bulacaktır zaten.’ Ama hislerim tatlı bir kariyerimin olacağına yönelik. Hedeflerim arasında da sanata dair birçok şeyi icra etmek ve üretmek var.

– Hangi oyuncuyla partner olmak istersin, bundan sonra hangi rolü oynamak istersin?

İşini iyi yapan her oyuncuyla partner olup birlikte oynamak isterim. Bu projeden sonra da oynamak istediğim spesifik bir karakter yok. O an proje ve karakter dikkatimi çekip içime sinerse, her ne olursa olsun oynamak isterim.

– Oyuncu olarak kendini geliştirmek için neler yapıyorsun?

Yetişebildiğim kadar her şeyi yapmaya çalışıyorum. Mesela her sahneme hocalarımla bakıyorum, okuma yapıyorum, film izliyorum, oyun izlemeye gidiyorum, iyi beslenmeye dikkat ediyorum, spor yapıyorum.

– Platonik bir aşk yaşadın mı, mutlaka olmuştur hayatında itiraf eder misin bize?

Yani platoniklik olduğunu sanmıyorum. Çok küçükken uzaktan birine ilgi duymuşumdur mesela, kısa süreli falan ama aşk kadar büyük bir platoniklik hiç yaşamadım.

Röportajın devamını okumak için tıklayın…