Sorry, no posts matched your criteria.

Sebahat Kumaş: Oyunculuk hayat motivasyonum 

Fotoğrafçılık, kameramanlık hatta aşçılık eğitimleriyle çok yönlülüğünü gösteren ve bu sayede hayatını sanatla şekillendiren yetenekli oyuncu Sebahat Kumaş mesleği için “Hayat motivasyonum” diyor ve ekliyor: Oyunculuk yaptığım zamanlarda daha yüksek enerjili ve daha mutlu bir insanım. Oyunculuğu çok seviyorum ne yapayım.

Röportaj: Mukaddes Kaya
Fotoğraflar: Baran Altındağ
Styling: Mustafa Çolak
Saç: Sabit Akkaya
Makyaj: Gizem Ergin
Mekan: Art Plus İstanbul

Çok yönlü bir oyuncu. Fotoğrafçılık ve kameramanlık okuması tamamen işine olan saygısı ve öğrenme isteğinden kaynaklı. Kamera önünde olmak onun için bir yaşam biçimi. İçinde bir ressam var aynı zamanda, çok güzel resim yapıyor. Her konuda   yetenekli ve meraklı. Öğrenmeye çok hevesli ve çok güzel bir kadın. Son olarak aşçılık eğitimini de başarıyla tamamladı, insanların damaklarına hitap eden bir şef oldu. Bizi kendisine hayran bırakmaya devam eden Sebahat Kumaş, terapi yöntemi olarak tanımladığı oyunculuk sevgisini ve sanatın her alanıyla doldurmaya çalıştığı hayatını Re Touch Mag okurlarıyla paylaştı.

– Kameranın hem arkasını hem de önünü biliyor olmak sana neler kattı?

Aslında ilk etapta kamera önünde oyunculuk yapmaya başladım. Ablamla aynı işi yapıyor olmamız birbirimizi desteklememize sebep oldu. Bir anda Muhteşem Yüzyıl gibi büyük bir projenin içine dahil oldum, bu büyük projeyi başlangıcım olarak kabul ediyorum. Sonrasında kamerayı merak ettim, sinemanın başlangıcını, kültürünü, nasıl işlediğini öğrenmek istedim. O yüzden bu bölümü okudum. Aslında amacım her zaman kamera önünde olmaktı, fakat yaptığım her şeyin kültürünü öğrenmek beni mutlu ediyor.

– Aşçılık eğitimi de aldın, yemek yapmak bir terapi yöntemi olabilir mi?

Kesinlikle büyük bir terapi, çünkü yemek yapmak da bir sanat. Bir yaratım süreciniz var ona kanalize oluyorsunuz ve sonucunda sizi mutlu edecek bir ürün ortaya çıkarıyorsunuz. Bu çok güzel bir haz. Bu haz damağınızdan geçerken daha da büyüyebiliyor.

EĞİTİM BENİ EN MUTLU EDEN ŞEY

– Hangi mutfağı seversin ve yaparsın, en sevdiğin yemek hangisi?

Genel olarak tercihim füzyon mutfak. Çünkü dünya mutfaklarının geleneklerini aynı tabakta birleştiriyor. Yeni ve sıra dışı lezzetler beni cezbediyor. Fakat evde genel olarak yaptığım yemek İtalyan mutfağından Lazanya diyebilirim ve evdekiler çok seviyor.

– Eğitime önem verdiğin okuduğun üniversitelerden belli, kendini donatmak için başka neler yapıyorsun?

Evet eğitim beni en mutlu eden şey sanırım. Aşçılıkta kendimi geliştirmem dışında düzenli bir resim kursum var. Resim yapmayı çok seviyorum, o da bir yaratım süreci içeriyor sanırım ondan çok seviyorum.

– Bir oyuncu neyle beslenir? 

Kişinin kendini besleme tarzı farklı olabilir. Benim düşüncem sürekli izlemek, okumak, araştırmak ve farklı rollere hizmet edecek yenilikler bulmak.

– Oyunculuk sana ne ifade ediyor?

Hayat motivasyonum. Normalde de pozitif bir insanım, fakat oyunculuk yaptığım zamanlarda daha yüksek enerjili ve daha mutlu bir insanım. Oyunculuğu çok seviyorum ne yapayım.

– Hangi projedeki rolünü unutmadın?

Karagül Dizisindeki ‘Melek’ karakteri benim için çok farklı. Naif ama güçlü bir tarafı da olan bir karakterdi.

– Oynamak istediğin ters köşe bir karakter var mı?

Özellikle böyle olmalı dediğim bir şey yok. Her rolü oynamak isterim.

Röportajın devamını okumak için tıklayın…