İyi ki hayal kurmuşum
Bir Zamanlar Çukurova dizisindeki ilk oyunculuk deneyiminden tam not alan güzel aktris Selin Genç ülke sınırlarını aşan hayran kitlesinin motivasyon kaynağı olduğunu söylüyor: İlk projemin bu denli geniş bir kitleye hitap etmesi “İyi ki hayal kurmuşum” dedirtiyor. Beni besliyor ve oldukça heyecanlandırıyor.

Röportaj: Vildan Uygunoğlu
Fotoğraf: Sinem Yazıcı
Styling: Eylem Yıldız
Kariyerinin henüz başında olmasına rağmen dikkatleri üzerine çekmeyi başaran güzel oyuncu Selin Genç ile 3 yıldır içinde olduğu Bir Zamanlar Çukurova dizisini ve gelecek planlarını konuştuk.
Başarılı ve uzun soluklu bir yapımda rol alıyorsunuz. Dizi sürelerinden dolayı hiç pes etme noktasına geldiğiniz bir an oldu mu?
Dizi sürelerinin zorladığı zamanlar olmadı değil tabii ki ama pes etmek boyutuna hiç gelmedim. Bu kadar uzun soluklu bir hikayenin parçası olmak en büyük motivasyonum.

Bir Zamanlar Çukurova’da canlandırdığınız Gülten karakteriyle kendinizi benzettiğiniz noktalar var mı?
Gülten’in hayata olumlu bakışı ve sevdiklerine sahip çıkışını kendime benzetiyorum.
Bir dönem dizisinde rol alıyorsunuz, o dönemin ruhuna ve oynadığınız karaktere nasıl hazırlanıyorsunuz?
3 yıldır parçası olduğum bir proje. Dolayısıyla artık o dünya kuruldu ve içinde bir yer edindim. İlk zamanlarda dönemle ilgili bir atmosfer araştırması yapmıştım. Dönem dergilerine göz gezdirmek, filmleri, videoları izlemek sanırım en çok başvurduğum kaynaklardı.
Özellikle Orta Doğu’da Lübnan gibi birçok ülkede hayran kitleniz gittikçe genişliyor, ününüz Türkiye dışına çıkmış durumda. Bu noktaya gelmeyi bekliyor muydunuz? Ülke dışındaki hayran sevgisi size nasıl hissettiriyor?
İlk projemin bu denli geniş bir kitleye hitap etmesi “İyi ki hayal kurmuşum” dedirtiyor bana. Karşılığını bu şekilde görmek beni besledi ve oldukça heyecanlandırdı.
MÜZİKLE DE İLGİLENİYORUM
Oyunculuk dışında hangi konularla ilgileniyorsunuz? Özellikle profesyonelleşmek istediğiniz ikinci bir alan var mı?
Şu sıralar müzikle daha yakından ilgileniyorum. Piyanoya yoğunlaşmış durumdayım. Başka bir işi daha profesyonel olmayı isteyecek kadar sevemedim henüz.

Günlük stilinizi nasıl tanımlarsınız? Özellikle şık olmak gibi bir gayeniz var mı yoksa rahatlıktan yana mısınız?
Kesinlikle rahatlıktan yanayım ama özel günlerde bu biraz ikinci planda kalabiliyor tabi…
Pandemide her şeyde olduğu gibi moda dünyası da büyük bir değişime uğradı. Peki bu değişim sizin tarzınıza yansıdı mı?
Maskeler tüm kombinlere eklendi, ilk dikkatimi çeken şey bu oldu. Onun dışında genelde sosyal olamadığımız bir süreçten geçtiğimiz için rahat kombinlere bir geçiş oldu.

JEAN VE BOL TİŞÖRTLER FAVORİM
Gardırobunuzu açtığınızda elinizin gittiği ilk 3 parça desek? Asla giymem dediğiniz bir renk var mı?
Jean, genelde beyaz ve bol tişörtler ya da mini etek. Asla giymem dediğim bir renk yok ama renkleri çok parlak kumaşlarla üzerimde taşımayı sevmem.
Röportajın devamını okumak için tıklayın…
