İsmail Hacıoğlu: Kızım Yemin’den sonra kafamdaki ‘keşke’ler ‘iyi ki’lere dönüştü
Mahkum dizisindeki muhteşem oyunculuğu ayakta alkışlanan İsmail Hacıoğlu idealist, işine son derece hakim, çalışkan ve çok iyi bir baba. Kız babası olmanın hayatındaki herkesi temize çıkardığını söyleyen Hacıoğlu “Keşke’lerim çok vardı. Ama Yemin doğdu ve o bir an, o andır. Ve ondan sonra her şey ‘iyi ki’ oldu” diyor.

Röportaj: Mukaddes Kaya
Fotoğraflar: Jiyan Kızılboğa
Styling: Eylem Yıldız
Video: Yuşa Ebrar Dursunoğlu
Saç: İsmail Tıntırlı
Makyaj: Aynur Kabak
Styling asistanı: İrem Sönmezer
Fotoğrafçı asistanı: Furkan Kumaş
Mekan: Apelyan No3
Çok sıkı bir oyuncu. Çok zeki ve çok farklı biri. Değişik yüz hatları ve inanılmaz yeteneğiyle hayranlık uyandıran bir yetenek. Her role bürünebiliyor, her kalıba giriyor, jön olurken bir anda karakter oyuncusuna dönüşebiliyor. Sert bir görünümü var ama öyle değil. Oldukça neşeli, gırgır bir adam. Kibar ve zarif ayrıca. Gülünce gözlerinin içi gülerken bir anda o gözlerden ateş de çıkabiliyor, o derece yetenekli. Oyunculuğunu izlemek çok ayrı bir keyif, damarlarınıza kadar hissediyorsunuz. Anlatılmaz izlenir, kısaca durum budur. Mahkum dizisindeki muhteşem oyunculuğuyla şu günlerde ekranlarda fırtınalar estiren İsmail Hacıoğlu bu ayın en karizmatik konuğu…

Oyunculuk seni nasıl bir adam yaptı?
İster istemez fazla duyarlı bir adam haline geldim. Kız babası olduktan sonra da bu durum ekstrem bir hal aldı. Günlük hayatınızda kafanızı çevirip gidebileceğiniz herhangi ufacık bir olayda bile kafamı çeviremez hale geldim. Empati kurmak bir noktadan sonra yorar hale geldi. O yüzden bu sorunun cevabı bende gerçekten nerede bilmiyorum.
İyi oyuncu -kötü oyuncu diye bir ayrım var mıdır sence?
Evet böyle bir ayrım vardır. Kimisi kötü oyuncudur, kimisi iyi oyuncudur.
Çok yetenekli olmak nasıl bir duygu?
Estağfurullah ben hiç öyle görmüyorum meseleyi. Çok çalışmak, işine aşık olmak nasıl bir duygu diye soracak olursanız, mükemmel bir duygu. Bunun da karşılığını görmesi bir insanın, bu dünyaki en büyük lükslerden biri bence.
Özel hayatınla ilgili pek bir şey bilmiyoruz aslında. Kendini saklayanlardan mısın?
Bilerek isteyerek yaptığım bir şey değil. Sadece kendim gibi yaşıyorum. Bu da kendimi saklıyorum şeklinde yansıyor olabilir. Özellikle göz önünde olmamalıyım diye bir düşüncem ve çabam yok.

Diline takılan ve sürekli söylediğin bir cümle veya kelime var mı?
Şu sıralar Mahkum’da da çok geçen replik: “Nasıl gidiyor” veya “Ne yapacağız” dediklerinde “Daha belli değil”. Bir de “O kadar iyisin ki”.
Sinirli biri misin, çabuk parlayan tiplerden misin?
Hayatımın geneline yaymasam da çabuk parlayan ama çabuk sakinleşen biriyim.
Mahkum dizisinde sinir bozucu bir şekilde çok iyisin, hem kötü hem iyi olmak nasıl bir duygu?
Çok teşekkür ederim. Hem kötü hem iyi olmak, insan olmak gibi aslında. Herkesin içinde kötüsü de var iyisi de var. Bütün savaşımız da o kötüyü tutmaktan ibaret ya, kötü olmamak üstüne bütün meselemiz. İzleyenler ve siz de sevdiyseniz ne mutlu bana.

MAHKUM’UN ORJİNALİNİ İZLEMEDİM
Mahkum ilginç ve güçlü bir proje, nasıl dahil oldun?
Bir oyuncunun elinin altına gelebilecek çok nadir rollerden biri. Normalde uyarlama işlerin içinde olmayı tercih etmiyorum aslında ama bu hikaye ve karakterin dişiliği beni cezbetti. Senaryoyu okuduğumda bugüne kadar canlandırdığım rollerden çok farklı bir rol olması da beni çok heyecanlandırdı. Ayakları yere basan, sağlam bir senaryo beni her zaman iyi hissettiriyor. MF Yapım ile toplantılarımız da keyifli ve enerjisi yüksek gerçekleşti. Hepimizin enerjisi aynı noktada buluşunca Mahkum süreci de başlamış oldu benim için.
Röportajın devamını okumak için tıklayın…
