Sorry, no posts matched your criteria.

‘Herkes biraz oyuncudur’

Spor eğitimiyle başlayan kariyer rotasını, içinde tutku haline gelen oyunculuğa çeviren Baran Andıç, bu kararı verirken ağabeyi Furkan Andıç gibi mesleği iyi yapan aktörlerden cesaret aldığını söylüyor ve ekliyor: Herkes biraz oyuncudur. Ama bunu severek meslek haline getiren bir grup insan vardır.

Röportaj: Vildan Uygunoğlu
Fotoğrafçı: Emre İbiş
Styling: C’est La Vie

Baran Andıç’ı kısaca tanıyabilir miyiz? Kimdir, neleri sever? Oyuncu olmaya nasıl karar verdiniz? 

27 yaşındayım. Çocukluktan başlayarak okul yıllarım da dahil olmak üzere zamanımın büyük çoğunluğunu spor yaparak geçirdim. Daha erken yaşlarda basketbol en çok yaptığım spordu. Çeşitli işlerde çalıştım ve bir süre antrenörlük yaptım ama sporu kendim için yaptığımda daha çok sevdiğimi fark ettim. Oyuncu olma fikri aslında kafamda bir anda oluşan bir şey değildi. Zamanla ortaya çıktı, araştırıp eğitimler aldıkça merakım daha da arttı.

Abiniz Furkan Andıç’ın da oyuncu olması kariyerinizdeki değişim isteğini etkiledi mi? Bu konuda yol gösteren ya da sizden daha tecrübeli birinin olması her halükarda artısı bol olan bir şeydir, abinizin bu köklü kariyer değişikliği kararınıza ilk tepkisi ne oldu?

Aslında bu duruma şu açıdan bakıyorum, herkes biraz oyuncudur ama bunu severek meslek haline getiren bir grup insan vardır. Ben de bana bu mesleği sevdiren aktörlerden büyük ölçüde etkilendim özellikle abim bu mesleği yapıyor diye değil ama bu işi iyi yaptığı için bana örnek oldu ve bu sektörde olması bana başlamak için cesaret verdi. Avustralya’dayken bu kararı vermiştim eğitimime orada başlamak istedim. Fakat daha sonra kendi dilimde eğitim almanın başlangıç için daha doğru olduğunu düşündüm ve Türkiye’ye dönüp eğitim almaya başladım.

Amerika ve Avustralya’ya gittiğinizi söylediniz, bu yolculuklar size ne kattı? Filmlerde gördüğümüz ülkelerdeki bambaşka hayatları kendi gözlerinizle görmek nasıl bir deneyimdi?

Genel olarak yurtdışına gitmek hayata bakış açımı değiştirdi diyebilirim. Alışılmışın, öğretilmişin ve konforun içinde uzun süre kalınca insan keşfetmeyi, farklı düşünmeyi ve merak etmeyi biraz unutuyor. Amerika ve Avustralya’da yalnız kalmak farklı kültürlerin de etkisiyle kendimle ilgili birçok şeyi keşfetmemi sağladı. Gitmeden önceki Baran ile şu anki Baran kesinlikle çok farklı iki insan diyebilirim.

EĞİTİMİME VE TİYATROYA ODAKLIYIM

BESYO bölümünü yarıda bıraktınız, okulu yarıda bırakmak bu ülkede her gencin kolaylıkla alamayacağı bir karar. Aileniz bu konuda sizi destekledi mi?

Bu kararı vermek kolay oldu çünkü artık tutku hissetmiyordum ve ailem de buna anlayış gösterdi. Oyunculuğu severek yaptığımı bildikleri için de bana inanıyorlar ve destekliyorlar.

Henüz ekranlarda sizi göremedik, teklif ya da yakında sizi izleyebileceğimiz bir proje var mı?

Ekranda iş yapmak istiyorum fakat henüz fırsatım olmadı. Şu an eğitimime ve tiyatroya odaklıyım.

Mesleğe tiyatro ile giriş yapmak sanırım sektördeki herkese nasip olmayan bir şey. Sizin gözünüzden Türkiye’de tiyatro ne durumda? 

Tiyatroyla başlamak benim için de sürpriz oldu ve güzel de bir deneyim oluyor. Seyirci açısından düşünecek olursak, bence alternatif tiyatrolarla birlikte tiyatroya gösterilen ilgi geçmişe kıyasla arttı. Bunun da Türk tiyatrosuna katkısının olduğunu düşünüyorum. Oyuncular açısından bakacak olursak, Türkiye’de özel tiyatroların maddi anlamda yeteri kadar desteklenmediğini düşünüyorum. Dış ülkelerde iyi bir oyun ya da inanılan bir oyuncu için sponsorluk kolay bir şekilde bulunurken Türkiye’de bu durum hala sıkıntılı.

Röportajın devamını okumak için tıklayın…