Sorry, no posts matched your criteria.

‘Her şey gibi aşkı da çabuk tüketiyo’

Masumlar Apartmanı’nın ‘sabır küpü’ damadı Uğur Uzunel, günümüzde aşkların çabuk tüketildiğini söylerken bu durumu, canlandırdığı Esat karakterini örnek vererek eleştiriyor: Esat’ın Gülben’e olan sabırlı ve şefkatli aşkı kalbime de aklıma da iyi geliyor. Gülben’i bir şekilde sevdi ve her şeye rağmen yanında duruyor. Affetmeyi de biliyor.

Röportaj: Vildan Uygunoğlu
Fotoğraf: Cansın Soyer
Styling: Seda Solmaz
Saç: Ramazan Batak / Garage Hair Repair Studio
Mekan: Address Hotel istanbul

TRT 1’in reyting rekorları kıran dizisi Masumlar Apartmanı’ndaki oyunculuğuyla  ‘damat’ ideallerine yeni bir soluk getiren Uğur Uzunel, ekranlarda yeni değil ama işini öyle güzel yapıyor ki her izleyişimizde ilk kez tanıyormuş gibiyiz. Çocukluğundan beri tiyatro hayaliyle büyüyen Uzunel, işine gerçek anlamda tutkuyla bağlı. Hayatta hiçbir şeyin kendisini oyunculuk kadar cezbetmediğini söyleyen Uzunel, hayallerini ve yeni yıl dileklerini paylaştığı söyleşimizde mütevazılığı ve samimiyetiyle de kalplerimizi fethetti…

TRT 1’de yayınlanan OGM Pictures’ın yapımını üstlendiği Masumlar Apartmanı, izleyiciyi ekran başına kilitliyor. Dizinin bu kadar ses getireceğini bekliyor muydunuz?

Teşekkür ederim. Evet, Masumlar Apartmanı oyuncusu olduğum halde beni de ekran başına kitlemeyi başarıyor. Senaryoyu biliyorum, diziyi bütün hafta çekiyoruz ama izlerken hala şaşırabiliyorum. İzleyen insanlardan da “Başından kalkamıyoruz televizyonun”, “Bütün hafta yeni bölümü bekliyorum” gibi olumlu anlamda çok yüksek geri dönüşler alıyorum. Yaptığınız işin ilgiyle, merakla takip edilmesi, hakkında konuşulması iyi bir şey. Hem senaryonun televizyonda olan dizilere göre ilginçliği, kalitesi, hem yapılan oyuncu seçimleri, hem yapım ve set içindeki kalite bu işin izleneceğini söylüyordu bana. Ama elbette bu kadar yoğun ilgi beklemiyordum.

Dizinin ve dolayısıyla kitabın hikayesi gerçekten çok zor bir hikaye. Tüm bunların yaşanmış olması bakış açınızda veya hayatınızda bir şey değiştirdi mi?

Gerçek hikaye ya da kurgu farketmez. Başından sonuna kadar rolümü tutarlı, inandırıcı ve etkili bir şekilde götürmeye çalışıyorum. Esas motivasyonum bu. Ama gerçek bir hikayeyi oynamak bir sorumluluk hissettirmiyor da diyemem. Sonuçta bu bir iyileşme hikayesi. Bunların yaşanmış olması benim bakış açımda büyük değişiklikler yaratmadı ama tabi ki katkıları oluyor. Ben de bir insanım, bu konuları düşünüyorum. Esat’ın Gülben’e olan sabırlı ve şefkatli aşkı kalbime de aklıma da iyi geliyor elbet. İhtiyar gibi konuşmak istemem ama günümüzde nerdeyse her şey gibi aşkın da ne kadar çabuk tüketildiği malum. İlişkilerimizde ne kadar sabırsızız, nasıl tahammülsüzüz. Esat Gülben’i bir şekilde sevdi ve her şeye rağmen yanında duruyor. Ailesini karşısına alsa da vazgeçmiyor. İnce bir ip üstünde gidip geliyor. Esat elinden geldiğince deniyor yani. Affetmeyi de biliyor. Sadece Gülben’le değil, Han’la ilişkisinde de böyle. Her oynadığımız karakterden bir şeyler öğreniyoruz zaten ama Esat gibi bir adamdan öğrenmemek bence mümkün değil.

SEVGİ BİTİNCE SABIR DA BİTER

Esat’ın sabrını tanımlamaya çalışsak sayfalar yetmez, adeta sabır küpü bir damatla karşı karşıyayız. Peki size göre aşkta sabır ne zaman biter?

İnanın aşk konusunda fikir yürütmeye çekiniyorum. Bilmiyorum sabır ne zaman biter. Herhalde iki kişiden biri artık istemeyince biter ya da bitmeli. Ya da sevgi bitince… Bilmiyorum çok karışık işler.

Çok başarılı bir oyuncusunuz, insan sizi izlerken gerçekten keyif alıyor. Canlandırdığınız rollerle nasıl bağ kuruyorsunuz? Rolü anlamaya çalışmak dipsiz bir kuyu gibi görünüyor buradan. Gerçekle rolün birbirine girdiği dönemler oluyor mu hiç?

Çok teşekkür ederim, çok kibarsınız. Rolü anlamak dipsiz bir kuyu tanımınıza katılıyorum. Bence de öyle. İnsan dipsiz bir kuyu çünkü. Birini oynamak asla tamamlanan bir şey olmuyor bence. İnsanın hisleri durmadan değişiyor, gelişiyor, yol alıyor. E doğal olarak oynadığınız karakterler de öyle, onlar da insan. Olaylar oluyor, zaman geçip duruyor, düşünceler değişiyor. Bazen, hele ki set temponuz yoğunsa, kendiniz kadar düşünür oluyorsunuz oynadığınız rolü. Yani doğrusu da bu bence. Bu anlamda rolle gerçeği karıştırıyor mudur bazı oyuncular, bilemem. Benim başıma gelmedi. Şu an bunu söyleyen Uğur değil Esat demedim yani hiç.

NORMALLEŞME RUTİNİMİ OTURTAMADIM

Dizi süreleri uzun, Masumlar Apartmanı daha da uzun. Çalışma saatlerini düşünemiyorum. Bu durumda kendinize vakit ayırabiliyor musunuz? 

Doğru, gerçekten setler uzun. Ben yine de çok şikayetlenmeyeyim, bana göre çok daha uzun süre sette kalan oyuncu arkadaşlarım var. Öyle garip bir zamandan geçtik ki uzun süredir çalışmaktan başka bir şey yapmadım. Set ev, set ev… Pandemiden önce ne yapıyordum unutmuş gibiyim. O kadar garip ki, normalleşme rutinimi oturtamadım hala. Bazen çok plancıyım, her şey saati saatine uygulanmayınca sinir oluyorum. Bazen de tamamen salıyorum, tam olarak spontane takılıyorum. Ama bu zamanlar set dışında en çok spor yapıyorum. Görüştüğüm birkaç arkadaşım var, onlarla zaman geçiriyorum. Kitap okuyorum, bir şeyler yazmaya çalışıyorum. Önceden çok gezerdim, onu unutmuş gibiyim. İlk fırsatta hatırlamak istiyorum.

Röportajın devamını okumak için tıklayınız…