Hakan Karsak: ‘Bilmiyorum’ demekten korkmam
Ekranlara çok yakışan, çok yetenekli, çok da mütevazi biri Hakan Karsak. Genç yaşta mesleğine karar verip 90’lı yıllardan bu yana hiç ara vermeden çalışan Karsak hayat felsefesini “Bilmiyorum demekten hiç korkmam” olarak özetliyor ve ekliyor: Eksik taraflarımı, bilgilerimi tamamlayabilmenin yegane yolu bu benim için.

Röportaj: Vildan Uygunoğlu,
Fotoğraflar: Baran Altındağ
Styling: Mustafa Çolak
Saç: Sabit Akkaya
Makyaj: Gizem Ergin,
Fotoğraf asistanı: Mehmet Kurt
Mekan: Art Plus İstanbul
Şimdilerde Mahkum’un sevilen karakteri Hacı’ya hayat veren Hakan Karsak aslında bir tiyatro sanatçısı. İnşaat ve Felsefe bölümlerini okumuş, okuduğu bölümleri de hayatına ve mesleğine entegre edebilmiş biri. Ekranda adeta parlayan başarılı oyuncu ile arı alerjisinden, mesleğine kadar birçok şeyi konuştuk…

– Hakan Karsak’ı tanıyoruz ama bir de kendisinden dinlesek?
2 Şubat 1975’te Diyarbakır’da doğdum. Sinema makinisti baba ve ev kadını bir annenin en küçük oğullarıyım. Çocukluğumun ve gençliğimin bir kısmı Diyarbakır’da geçti. Sonrasında hem okul hem tiyatro eğitimi için Ankara’ya gittim. Asıl oyunculuk serüvenim 1991’de Ankara’da başladı. Çok farklı işlerde çalışsam da o yıllardan bu güne kadar oyunculuğa hiç ara vermedim. Ankara, İzmit, İstanbul, Almanya, Fransa derken yurtiçi ve yurtdışında oyunculuk macerama yeni hikayeler katarak bugünlere geldim. Ailem hep arkamda oldu. Çok iyi hocalardan eğitim aldım ve birbirinden kıymetli bir çok oyuncuyla çalıştım. Hikayem devam ediyor…
– Oyunculuğunuz her yapımda dikkat çekiyor, karakterle bütünleşiyor ve ekrana çok yakışıyorsunuz. Nedir sizin bu meslekteki sırrınız?
Çok teşekkür ediyorum. Mesleğimi çok seviyorum. Yaptığınız iş sizi mutlu ediyorsa o işte üretkenleşmeye başlıyorsunuz. Hem severek yapıyorum hem de işimde çok disiplinli biriyim. Elbette bunların etkisi büyük oluyor. Tabii kendinizle barışık olmak da başka bir detay. Kusurlarımı da seviyorum. Onlar da benim ve bir role hazırlanırken o rolü kusurlarıyla okuyor, onları da oynamayı seviyorum. Bu da seyir kısmında izleyene daha samimi geliyor.

ARI ALERJİME RAĞMEN KOVAN’DA ARICIYI OYNADIM
– Mahkum nasıl gidiyor?
Mahkum iyi gidiyor. Henüz yolun başında sayılırız. Uzun soluklu olmasını hedeflediğimiz bir proje için on altı bölüm henüz yolun başı sayılır. Şu ana kadar her şey çok yolunda. Çok iyi bir kadro ve teknik ekibe sahibiz. Hal böyle olunca çok büyük bir keyifle çalışıyor. Seyircilerimizden de çok olumlu tepkiler alıyoruz. Başlarda kar, pandemi gibi koşullar bizi çok zorlasa da şükür kazasız belasız buraya kadar geldik.
– İzleyiciler Mahkum’u çok sevdi, Hacı nasıl bir karakter, bir de hayat verenden dinleyebilir miyiz?
Haci haci… (gülüyor) Dizinin en renkli, sıradışı karakterlerinden biri Hacı. Dayatılmış feodalitenin içinden sıyrılmaya çalışan, zeki, esprili ve mert bir karakter. Kriminal dünyayı seviyor. Hacı, Mahkum Tayfa’ya, hele hele Savcı’ya çok sadık. Aşiretin içinden gelmek sanırım bu denli bir arkadaşlık ilişkisi yaşamasına pek olanak sağlamamış. Şimdi ise canından çok sevdiği dostları var. Temeline baktığımızda da adalete inanan ve peşinde olan biri. Hacı’yı oynamaktan hem gurur duyuyorum, hem zevk alıyorum. Doğu kökenli olmam aksan konusunda bana çok yardımcı oldu. Performans oynamayı seven bir oyuncu olduğum için Hacı’nın o performatik yanı bana çok iyi geliyor. Çok büyük keyif alıyorum oynarken.

– Arı sokmasına alerjiniz olduğunu duydum, Kovan nasıl çekildi bu alerjinize rağmen? Nasıl bir serüvendi sizin için?
Evet arıya alerjim var. Daha doğrusu alerjik astım hastasıyım. Arı sadece bunlardan biri. Filmde de bir arıcıyı oynuyorum. Sağolsun hem yapım, hem yönetmen dublör kullanmamı önerse de bunu isteyen bir oyuncu değilim. Kendim yapmak, kendim hissetmek isterim. Beş kez arı soktu. Sette sağlık ekibi ellerinde iğneyle hazır bir şekilde bekliyorlardı. Dördünü rahat atlattım ama biri çok etkilemişti. Bir süre sağ kolumu aktif kullanamadım. Çok zor şartlarda çekilse de güzel bir proje oldu, karşılığını da gördük. America Chelsea Film Festivali’nde bana en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülünü getirdi. Yurtdışındaki ikinci ödülüm olması ayrı bir keyif tabii.
– Oyunculuk dışında neler yapıyorsunuz? Hobileriniz neler?
Oyunculuğun yanı sıra yazarlık yapıyorum; İki sinema filmi, iki dizi ve dört tiyatro oyunu yazdım. Şimdilerde onların çekim ve sahnelenme aşamaları, çalışmaları devam ediyor. Bunun yanı sıra özel bir üniversitede ve özel bir akademide eğitmenlik yapıyorum. Müzikle ilgileniyorum ama bu kısmı evet, hobi.
