Sorry, no posts matched your criteria.

Güzel, zeki, elegan

Dünya tatlısı oğlu için ara verdiği oyunculuğa dönen Hatice Şendil hem güzel hem de yetenekli oluşuyla ilgili yoruma şu zarif cevabı veriyor: Güzellik, yetenek ve şans ancak çok emek verilen bir yolculukta bir araya gelir.

Kuzguni saçları, upuzun boyu, duru güzelliği ile herkesin hayranlıkla takip ettiği çok yetenekli ve başarılı bir aktris. TRT’nin iddialı dizisi ‘Uyanış Büyük Selçuklu’ ile ara verdiği setlere muhteşem bir dönüş yaptı. Nadasa çekmişti kendisini, bu anlarda oyunculuğuna yatırım yaptı, kendini daha da geliştirdi, dünyalar tatlısı oğlunu büyüttü ve sosyal sorumluluk projelerinin içinde yer aldı. Şimdi ise SMA’lı çocuklar için kampanyalar düzenliyor ve duyarlılığımızı arttırmaya çalışıyor. Bir sanatçı, bir topluma karşı duyarlı olmalı mıdır, ne yapar veya neler yapmalıdır diye sorgularsanız eğer, bu güzeller güzeli sanatçıya ayna tutmanız yeterlidir.

Röportaj: Mukaddes Kaya
Fotoğraf: Jiyan Kızılboğa
Styling: Borael Brandlifting

Mr Cas Hotel’in buram buram tarih kokan büyülü atmosferinde, ruhunu yaşatan gotik ve romantik bir çekim gerçekleştirdik. Hatice Şendil’e yakışan, şu an ekranlarda canlandırdığı ‘Terken Hatun’a gönderme yapan harika kareler çıktı ortaya. Günün ruhunu, geçmişin izleriyle birleştiren Hatice Şendil, tüm güzelliği, zarafeti ve eleganlığı ile karşınızda…

Hem güzel, hem de yetenekli olmak bir şans olmalı, nasıl başladın oyunculuğa, bu bir seçim miydi?
Yeteneğin bir şans değil, doğuştan gelen bir farkındalık olduğunu düşünüyorum. Hümanist bakış açısıyla baktığım yerde güzellik de bütünlük içinde. Benim için o da bir aktarım ve birikim. Şans ise bu bakış açısı içinde farklı bir yerde, daha uzak. Şans bir uğraşın eseridir. Bu üç faktör ancak çok emek verilen bir yolculukta bir araya gelir. Oyunculuğun getirdiği ‘olma hali’dir yolculuk. Ve bu öyle bir meslektir ki onu yapıp yapamayacağınızı ilk günden bilirsiniz. En derinde hisseder ve peşinden gidersiniz.

Birçok dizide oynadın, çok önemli partnerlerin oldu, bir ayrım yapman zordur eminim, ama sende ayrı bir yer tutan bir projen mutlaka vardır, dönüm noktası gibi, hangisi?
Her biri, oyuncu kimliğime yeni hikayeler katıyor. Çünkü Hatice hepsiyle gelişti, dönüştü ve büyüdü. Hepsi benim yolculuğumda dönüm noktasıydı. Göz göze oynadığım her arkadaşım kıymetli ve biricik.

BİR AMAZON KADINI OYNAMAK İSTİYORUM

TRT1’de yayınlanan Uyanış Büyük Selçuklu projesine nasıl dahil oldun, uzun zamandır seni ekranlarda göremiyorduk, bu projeyi seçmendeki etken ne oldu?
Uzun zaman belki ama olması gereken kadar uzun bir zaman olarak görüyorum Can’la geçirdiğim 3 yılı. Mesleki kaygım olmadı hiç bu süreçte. Aksine geçirdiğim en verimli dönemdi diyebilirim kendi adıma. Pandemi sürecinde çok fazla tarihsel gerçekliği olan projeyle tanıştım. Tarihsel bir gerçekliğin içine çekilmek farklı bir deneyim. Heyecan verici olduğunu düşünürken bir anda buluştuk TRT1’deki ‘Uyanış: Büyük Selçuklu’yla. XI. YY araştırırken dönemin sanat, felsefe ve astronomi alanındaki gelişimi, çağın ihtiyaçlarının ilerisinde olan güçlü bir devletin yönetimde de söz sahibi olan kadına dair gelişmeler ilgimi çok çekmişti.

Tarih sahnesindeki güçlü veya ünlü olan, dünyada veya bizde başka hangi karakterleri canlandırmak istersin?
Bir amazon kadını hikayesi yapmak isterdim. Biliyorsunuz amazon kadınları bizim topraklarımızdan çıkmıştır.

Uyanış Büyük Selçuklu oldukça başarılı bir proje, sen bu dönemi canlandırırken neler hissediyorsun?
Kesinlikle üstün bir konsantrasyon ve zihin beden bütünlüğü var. Atmosferimizin kuvveti, karakterlerimizin gerçekliğini besliyor. Dönemin insanlarına özgü gestusları ve üslubu var. Güç her zaman merkezde. Zeka ve cesaret ön planda. Karakterlerdeki iki boyutlu ruh hali ve dünya büyük bir sorumluluğu beraberinde getiriyor. Çok heyecan verici ve üstün bir deneyim hepimiz için.

TERKEN HATUN GÜCÜNÜ ZEKASI VE CESARETİNDEN ALIYOR

Terken Hatun hakkında neler söyleyebilirsin, senin de var mı benzer özelliklerin?
Dünya sahnesinin güçlü kadınlarından biri Terken. Gücünü bir erkekten değil, zekası ve cesaretinden alıyor. Karakterin özellikleriyle benim ortak ve benzer bir yönümün olup olmaması çok mesele değil benim için. Bunu hiç aramadım. Aksine; bildiğim, bana tanıdık olan hiçbir duygu, provokasyon yok Terken’imde. Bu daha heyecan verici. Benim tek amacım insan kılmak.

Ekranlara uzun süre ara vermen çocuğun doğunca oldu sanırım, nasıl ufaklık, kaç yaşında şimdi, babası ve annesi gibi oyuncu olur mu sence?
Her çocuk gibi zor bir dönemden geçiyorlar ve bence üstesinden geliyorlar. Hangi mesleği seçer bilmiyorum ama hümanist, duyarlı ve adaletli bir birey olması için elimden geleni yapıyorum.

Eşin Burak Sağyaşar artık oyunculuğu bıraktı diyebilir miyiz, herkes sizden birlikte bir proje bekliyor aslında, var mı böyle bir düşünceniz?
Burak, üretmenin ve yaratmanın farklı bir alanını daha çok benimsedi. Evimizde sürekli bir ‘olma hali’ vardır. Mesleğimizde onun getirdiği prensipler hakimdir. Hep sohbetimizdedir. Nasıl daha iyisini yaparız? Daha ne yapılabilir, çok konuşulur bizim evde. Çok yönlülüğe inanırız. Çok soru soran ve cevap arayan, iki farklı işte varlık gösteren iki bireyiz. Beraber bir proje geliştirmek ise hayatın kendisine kalmış.

Evli, mutlu, çocuklu ve sanatçı olmak zor mu?
Benim kendime dair eksik gördüğüm, yeterli olmaya çalıştığım bir alan burası. İç hesaplaşmanın ve kontrolün tavan yaptığı yer. Öyle bir duygu ki asla tatmin olmayabilir yanım. Anne olmak, eş olmak, başarılı olmak dengesi içinde yorgun düştüğüm yer. Her birinde de en iyisini yapmaya çalıştığım mükemmeliyetçi bir tavırla kendimi parça parça ettiğim bir yer burası.

MODANIN KADIN ÜZERİNDEN VERDİĞİ MESAJI SEVİYORUM

Güzellik ritüellerin nedir?
Kendimi bildim bileli sağlıklı beslenme önceliğim. Günlük rutinlerin dışında spor hayatımın vazgeçilmezi. Cilt bakımları da vazgeçilmezim.

Moda ile aran nasıl, takip eder misin?
Modanın kadın üzerinden verdiği mesajı seviyorum. Modayı trendler doğrultusunda değil gelişen ve değişen akımlar üzerinden algılamayı seviyorum.

Bir kadının vazgeçilmez aksesuarı nedir sence?
Bence imza olan kokusu.

KISKANMA İLKEL BİR DUYGU

Kıskanç bir eş misiniz ya da kıskançlık dereceniz nedir?
Kendini, sınırlarını keşfetmiş, hak görme konusunda kendi sınırını kesin çizmiş bir bireyim. Kıskanma ilkel bir duygu. Gelişmemiş yanı beni rahatsız eder. Tek taraflı değildir. Kıskanma duygusu her yönüyle gelişir. Molière’in de dediği gibi; “Kıskanç daha çok sever, fakat kıskanç olmayan daha iyi sever.”

Röportajın devamını okumak için tıklayın