Çalışmak beni canlı tutar
Dur durak bilmeyen enerjisiyle göz dolduran, yoğun tempolara meydan okuyan çalışkanlığıyla da aynı yıla iki film ve bir dizi sığdıran güzel oyuncu Pelin Uluksar “Sette asla yoruldum ya da uykum geldi demem” diyor ve ekliyor: Çalışma disiplinini çok seviyorum, beni daha canlı kılıyor. Kendimi daha zinde, daha enerjik hissediyorum.

Röportaj: Vildan Uygunoğlu
Fotoğraf: Onur Eşiyok
Styling: Melen Naz Çılgın
Mekan: Radisson Blu Hotel Ottomare
Ekranların yeni dizisi ‘Benim Hayatım’da Ahu karakterine hayat veren Pelin Uluksar, çalışkanlığıyla ön planda olan genç bir yetenek. Ailesinin yönlendirmesiyle sanatın içine giren ve kariyer yolunu oyunculuğa çeviren Uluksar ile samimi bir röportaj gerçekleştirdik.
Öncelikle yer aldığınız yeni proje ‘Benim Hayatım’ hayırlı olsun. Canlandırdığınız karakterden biraz bahsedebilir misiniz? Kendinize benzettiğiniz bir ortak nokta var mı?
Öncelikle çok teşekkür ederim. Ahu, kontrolü elde tutmaya çalışan, işinde başarılı, aşkının peşinde koşan, hırslı bir kadın. Ahu ile pek ortak noktamızın olduğunu söyleyemem. İlla söylemem gerekirse o hırslı, ben gayeli bir insanım.

‘Benim Hayatım’ın kadrosuna dahil olma hikayeniz nasıl başladı?
En son çektiğim iki filmden sonra Ufuk’la çok senaryo okuduk ve benim için en iyisini istedik. ‘Benim Hayatım’ı okuyunca bu işin içinde yer almalıyız diye düşündük.
Aynı yıl içerisinde önce ‘Küçük Yalanlar’ şimdi de ‘Benim Hayatım’ ile ekran karşısına çıkıyorsunuz. Bu nasıl bir duygu?
Bu yıl iki film çektim. Biri ‘7 Melek’, biri ‘Küçük Yalanlar’. Şimdi ise ‘Benim Hayatım’dayım. Yoğun olmayı, çalışma disiplinini çok seviyorum. Çalışmak beni daha canlı kılıyor. Kendimi daha zinde, daha enerjik hissediyorum. Uzun çalışma saatlerinde dahi asla yoruldum ya da uykum geldi demem.

TİYATRO OKUMASAYDIM DA SANATIN İÇİNDE OLURDUM
Yeditepe Üniversitesi Tiyatro Bölümü’nden mezunsunuz, daha sonra da Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde eğitim gördünüz. Oyuncu olma fikri nasıl oluştu?
Ailemin yönlendirmesiyle çok küçük yaşta konservatuvara girdim. Onlar beni hep sanata yönlendirdiler. Bale eğitimimin ardından, şan, piyano eğitimi derken önce opera bölümüne hazırlandım. Daha sonra tiyatro okumaya karar verdim ve Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde 4 yıl tiyatro eğitimi aldıktan sonra Yeditepe Üniversitesi’nde burslu olarak tiyatro okudum. Tiyatro okumasaydım, mutlaka yine sanatın içinde olurdum.
Ufukta bir tiyatro planı var mı?
Yoğun set programı nedeniyle şu an böyle bir gündem olmasa da her zaman gönlümde bir müzikal yapma isteği var.
Röportajın devamını okumak için tıklayın…
