Sorry, no posts matched your criteria.

Best Friends Forever: Güzel, içten ve sıkı dostlar 

Sinem Ünsal ve Hazal Türesan. Ekranlarda fırtınalar estiren fenomen dizi ‘Mucize Doktor’da başlayan arkadaşlıklarını sıkı bir dostluğa dönüştüren güzel ve yetenekli iki aktris. Hem seksi, hem güzel, hem de bir anda çocuk olmayı başarabilen, karakter oyunculuğunun da hakkını veren iki süper kadın. Hazal ve Sinem, Re Touch Mag’in birinci yaşını kutladığı bu çok özel ve anlamlı sayıya kapak yıldızı oldular. Tüm içtenlikleri ve güzellikleriyle karşınızda iki sıkı dost, iki güzel kadın ve iki muhteşem oyuncu.

Röportaj: Mukaddes Kaya
Fotoğraf: Mesut Yazıcı
Styling: Eylem Yıldız

Sınırlarımı zorlayan roller beni heyecanlandırır

Mucize Doktor’daki oyunculuğuyla gönüllerde ayrı yer edinen Sinem Ünsal, yeni sezonda da ekranlara dönmeye hazırlanırken en çok oynamak istediği karakterlerin profilini şöyle çiziyor: Kendimi keşfetmemi, şahit olmadığım hayatlarda var olabilmemi sağlayacak, sınırlarımı zorlayan rollere heyecanlanırım.

Sıcacık gülümsemesi ile etrafına ışık saçan, neşesi ile herkesi kendisine hayran bırakan bir yetenek. Bilgi birikimi, işini çok sevmesi, kıvrak zekası, espritüelliği ile oyunculuk kavramının her aşamasını özenle ve heyecanla yerine getirmesi, onu farklı kılan birkaç özelliğinden sadece birkaçı. İncecik fiziği, su gibi güzelliği, güzel saçları ve anlamlı bakışlarıyla her role girebilen, kibarlığı, zarifliği ve naifliği ile de çok sevilen bir oyuncu Sinem Ünsal.

Yeşilçam ve dört yapraklı yoncanın güzel kadınları arasında  sizin favoriniz hangisi?

Öncelikle Yeşilçam filmlerine bayılırım. O zamanki mevcut koşulları da sürekli üreten bir yerli sinema dünyamızın olması çok gurur verici. Ve o dünyada var olan, hala bugün parmakla gösterilecek kadar sevilen sayılan kadın oyuncuların olması bir kadın olarak beni umutlandırıyor. Ben birini seçmek istemiyorum. Yeşilçam’a emek vermiş tüm kadınlara öncülükleri için şükran duyuyorum.

Dünyada beğendiğiniz aktör ve aktrisler kimler?

O kadar çok var ki… Global üne kavuşmuş ya da kavuşmamış onlarca başarılı oyuncu sayabilirim. Ben Avrupa ve İran sinemalarının sıkı takipçisiyim. Ama bi Olivia Colman’ı anmadan da cevabımı bitiremem.

PANDEMİ SADECE SAHNE SANATINA BULAŞMIŞ GİBİ DAVRANILIYOR 

Tiyatro yapıyor musunuz?

Tiyatro yapıyor-DUM. Maalesef içinde bulunduğumuz küresel sağlık problemi bizim ülkemizde sadece sahne sanatlarına bulaşmış vaziyette biliyorsunuz!! Pandemi öncesi devam eden bir tiyatro oyunum vardı Cihangir Atölye Sahnesi’nde ‘Raif ile Letafet’. Dileğim bir an önce sahnelerin sağlıklarına kavuşması! Tiyatro hayatımda hep olsun istiyorum.

Mucize Doktor dizisi gerçekten bir mucize gibi girdi hayatımıza kalıpları yıktı, siz oynarken neler hissettiniz?

Mucize Doktor Türk TV dizi sektöründe hep özel bir yere sahip olacak bence. Her şeyden önce bizim toplumumuzda aslında otizmin ne olduğunun bilinmediğini gördük. Otizmli bireylerin ailelerinin dahi başka bilinç düzeylerine geldiğini kendilerinden çok kez dinledim. Ben büyük bir farkındalık sağladığımızı düşünüyorum. Projenin başında bu kadarını biz bile hayal edememiştik. Bana Mucize Doktor’un ve Nazlı’nın hatırlattığı en değerli şey de empati oldu sanırım.

Otizm konusunda nasıl bir farkındalık yakaladınız?

Az önce de söylediğim gibi; öncelikle otizmin ne olduğunu hep beraber öğrendik. Gerisi kişilerin kendi vicdan ve hayat görüşüyle şekillenecek şeyler bence.

Gerçek hayatta doktor ve hastane sahibi olmak ister miydiniz?

2 sezon yaşayan bir hastanede doktorculuk oynayan biri olarak söylüyorum HAYIR. :)) Tüm sağlık çalışanlarına minnet duyuyorum.

İNSAN IRKI, HAYVAN HAKLARI KONUSUNU SUİSTİMAL EDİYOR

Hayvan hakları ve hayvanlar hakkında düşünceleriniz neler, bu konuda bir şeyler yapıyor musunuz?

Şu tarihte hala hayvan haklarını ayrıca konuşuyor olmaktan rahatsızlık duyuyorum. Hayvanlar bizler gibi birer canlı! Hakları, yaşamları tartışılacak, konuşulacak konu bile olmamalı. Elbette insan ırkının suistimal ettiği başka bir konu olarak değerlendiriyorum. Hayvan hakları konusunda ilerleme kaydedemediğimiz her gün insanlığımdan utanıyorum.

Aynı meslekte olup aşk yaşamak nasıl bir duygu, zor mu sizce?

Biz, Kıvanç ve ben ilişkimizi mesleklerimiz üzerinden yaşamıyoruz. Bu yüzden zorluğu ya da kolaylığı hiç gündemimiz olmadı. Birer birey olarak birbirimizi seviyoruz.

Aşk nedir sizce?

Aşk nedir tarif edemem sanırım ama eğer birbirinin hayatını katletmeden ortak bir dünya kurup, birbirini kendinden öne koymadan sevmek, saymaksa biz çok fena aşık olmuşuz.

Televizyon mu, dijital kanallar mı? Hangisi galip gelecek?

Ooooo düello gibi oldu bu:) Bu iki platformun kıyas sonucu birinin seçileceği denklikte ya da karşıtlıkta olduğunu düşünmüyorum. İkisi de başka başka arz-talep dengeleriyle her zaman var olacaklar bence.

Bir oyuncu en çok neye heyecanlanır?

Genelleme yaparak bir cevap veremem ama ben bir oyuncu olarak kendimi sürekli keşfetmemi, deneyimlemediğim duygularda yüzmemi, şahit olmadığım hayatlarda var olabilmemi sağlayacak, sınırlarımı zorlayan rollere heyecanlanırım.

Bu yakın arkadaşlığınız dizi sırasında başladı sanırım, sizi sevdiren özellikleriniz ne oldu?

Beni sevdiren özelliklerimi bence Hazal daha iyi söyler. Acaba neler? :))

Oyunculardan dost olmaz derler, siz bunu nasıl yıktınız?

Kim diyor onu yahu, ne münasebet…

Hayatta en çok ne sizi çok sinirlendirir?

Hadsizlik sanırım. Daha öncede konuştuğumuz; insan olarak diğer canlılara yaptığımız hadsizlikler mesela. Kadınlara yapılan hadsizlikler mesela. Kendinden yaşça küçük olan bireylere yapılan hadsizlikler mesela. Kendinden farklı dünya görüşüne, hayat yönelimine sahip olanlara yapılan hadsizlikler mesela…

PİJAMAM VAZGEÇİLMEZİM OLDU

Pandemi süreci tüm alışkanlıkları değiştirdi. Sizin tarzınıza nasıl yansıdı bu durum?

Ben tam pandemi insanıymışım:) Şaka bir yana her zaman rahatlığıma önem veren biri olarak evde geçirdiğimiz bolca vakit pijamacı tarzımı pekiştirdi.

Asla giymem dediğiniz 3 parça nedir?

Gerçek Kürk, gerçek kürk, gerçek kürk.

Eskise de yırtılsa da yıllarca gardrobunuzdan atamadığınız kıyafetler var mı?

Olmaz mı…

Alışverişe çıktığınızda ilk olarak neye odaklanırsınız?

Alışveriş insanı değilim kesinlikle. Zorunlu olmadıkça online alışveriş yapıyorum. Sepetimi onaylamadan şarjımın bitmemesine odaklanıyorum.

Yine pandemiye dönecek olursak, zamanınızı en çok hangi kıyafetlerle geçirdiniz?

Pi-jaaaaaa-maaaa!!

HEM ARKADAŞIZ HEM DE KOMŞUYUZ

Yaz mı yoksa kış kadını mısınız?

Yaz doğumlu kış sever bir kadın olur mu?

Yeni sezonda var mı bir proje, film, dizi?

Şşşş!!! Çok heyecanlıyım çok! Bu kadarını söyleyeyim şimdilik.

Hazal ile birlikte yaptığınız aktiviteler var mı spor, yemek, tavla mesela?

Birlikte yapmadıklarımız daha azdır herhalde. Biz yakın iki arkadaş olmanın yanı sıra komşuyuz da… Gerisini siz düşünün.

Hayatla ilgili sizin için önemli 3 kelime nedir?

Best Friends Forever…


Aşk insana kendini keşfettiriyor 

Narin duruşu, mavi gözleriyle insanı anında çekim alanına sokan güzel oyuncu Hazal Türesan, aşkı şu sıralar derinliklerinde kaybolmaya başladığı büyüleyici bir ormana benzetiyor ve ekliyor: Başta biraz korkutucu olsa da daha önce hiç görmediğiniz renklerle kendinizi keşfetmeye başlıyorsunuz.

Zarafeti, güzel gözleri, uzun boyuyla tam bir asalet simgesi. Yetenek kokan rollerdeki performansı ve başarılı oyunculuğu ile kalbimizi içten fetheden bir oyuncu. Sanatın hemen her kolu ve oyunculuktaki engin bilgisi ile tam bir entelektüel. Mavi gözlerinin içindeki ışığı hemen fark etmek için şöyle bir etrafına bakması yeterli ve o baktığı an hayranlığınızın daha da arttığı çok güzel bir kadın Hazal Türesan.

Yeşilçam ve dört yapraklı yoncanın güzel kadınları arasında sizin favoriniz hangisi?

Dünyanın en ‘güzel’ klişelerinden biri ‘Bütün Kadınlar Güzeldir’ çünkü güzellikle ilgili tek bir belirleyici var, o da insanın kendisiyle kurduğu ilişki. Özsaygı, başarı, mutlu olmak, cesaret, özsevgi… İçeride bunları var edebildiğimizde dışarıdan bize dayatılan dönemsel güzellik algılarının hiçbir önemi yok. Bütün Yeşilçam kadınlarının Türk sinemasının yolculuğunda çok cesur ve belirleyici hamleleri olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden hepsi benim favorim.

Dünyada beğendiğiniz aktör ve aktrisler kimler?

Oyunculuk biçimlerine, tercihlerine, gerçekliklerine bayıldığım bir sürü aktör ve aktris var. En son ‘Mare Of Easttown’u izledim. Bu yüzden hemen Kate Winslet demek istiyorum.

YANINDAN GEÇİP GİTTİĞİMİZ BİR DÜNYA İLE TANIŞTIK

Mucize Doktor dizisi gerçekten bir mucize gibi girdi hayatımıza, kalıpları yıktı, siz oynarken neler hissettiniz?

İnsanları motive eden, insanlara ilham olan, umut veren bir işin içinde, işini çok seven insanlarla çalışmak mutluluk vericiydi. Ama benim için asıl önemli ve değerli olan; otizmi, otizmli bireyleri, otizmli bireylerin ailelerini ve verdikleri mücadeleyi görünür kılması. Bilmediğimiz, yanından geçip gittiğimiz bir dünya ile tanıştık. Her hafta bir şeylere şahit olduk, empati kurduk. Ve bu aktif bir sorumluluk alma potansiyeli sağladı bize. Başarısı da, sevilmesi de bununla ilgili bence.

Sizin aşk hayatınız ne durumda, aşk nedir sizce?

Aşk çok güçlü bir duygu. Hatta o kadar güçlü ki… Aşık olduğunuz kişiden ve onunla ne yaşadığınızdan bağımsız tek başına var olabilen bir duygu. Sizi elinizden tutup çelişkilerle, tekinsizliklerle, tuhaflıklarla, zıtlıklarla dolu biraz korkutucu ve büyüleyici güzellikte bir ormana çekiyor. Ve ormanın derinliklerine doğru ilerledikçe korku cesarete, tekinsizlikler çöz beni diye fısıldayan gizemlere dönüşüyor ve daha önce hiç görmediğiniz renklerle kendinizi de keşfetmeye başlıyorsunuz. İşte bu noktada iyi ve güzel olan her şey tetikleniyor daha iyiye ulaşmak için. Beni soracak olursanız ben ormanın derinliklerine girmeye başladım sanırım. (Gülüyor)

Televizyon mu, dijital kanallar mı? Hangisi galip gelecek?

Anneni mi daha çok seviyorsun babanı mı? (Gülüyor) İkisinin de etki alanı ve dinamikleri çok farklı. Ortada galip gelinmesi gereken bir mücadele olduğunu düşünmüyorum.

YENİDEN SAHNELERE DÖNMEK İÇİN SABIRSIZLANIYORUM 

Bir oyuncu en çok neye heyecanlanır?

Bir oyuncu kendi yapabilirliklerinin sınırlarını yıkmak zorunda olduğunu hissettiğinde ve bildiğinde çok heyecanlanır. En azından bende böyle oluyor.

Normal hayata döndüğümüzde sizi tekrar tiyatro sahnelerinde görecek miyiz?

Şu an en büyük motivasyon kaynaklarımdan biri de bu diyebilirim. Uzun zamandır sahneden uzak kalmıştım. Beklemek, sabır, umut etmek. Bu sürede birikenler, yaratıcılıkla birleştiğinde ortaya çıkacak sonuçları görmek için sabırsızlanıyorum. Pandemi öncesi provalarına başladığımız ama ara vermek zorunda kaldığımız bir oyunumuz var tatbikat sahnesi ile yaptığımız. Her şey yolunda giderse Fişekhane’de görüşürüz.

Bu yakın arkadaşlığınız dizi sırasında başladı sanırım, sizi sevdiren özellikleriniz ne oldu?

Sanırım bu soruyu Sinem’e sormalısınız. Bilmiyorum ki beni niye sevdi:)

Oyunculardan dost olmaz derler, siz bunu nasıl yıktınız?

Benim yıkmak zorunda kaldığım hiçbir şey olmadı. Bu tarz genellemeleri de çok yıkıcı buluyorum açıkçası.

Hayatta sizi en çok ne sinirlendirir?

Bu dönem dönem değişiyor. Mesela beş yaşındayken okula gitmenin çok eğlenceli olduğunu düşünüyordum ve yedi yaşındakilere acayip sinirleniyordum. On beş yaşındayken kendim dışında her şeye sinirliydim. Yirmi beş yaşındayken öfkelendiğimiz şeylere karşı bir duruş sergilemenin bedelinin ağır olmasına çok sinirleniyordum. Otuz beş yaşında bizi dehşete düşüren, harekete geçirecek şeylere karşı bile kayıtsızlaşmış olmamıza çok sinirliyim.

YAŞASIN ÇAMAŞIR SUYU LEKELİ SALAŞLIK!

Pandemi süreci tüm alışkanlıkları değiştirdi. Sizin tarzınıza nasıl yansıdı bu durum?

Yansımadı. (Gülüyor) Gündelik kıyafetlerim çok rahattı zaten aynen devam ediyorum. Herkesin rahat, salaş ve bol şeyler giymesinden de çok mutluyum. Yaşasın çamaşır suyu lekeli salaşlık.

Alışverişe çıktığınızda ilk olarak neye odaklanırsınız?

Bitmesine odaklanırım:)

Yine pandemiye dönecek olursak, zamanınızı en çok hangi kıyafetlerle geçirdiniz?

Tabii ki gardrobumun vazgeçilmez parçaları olan korseli uzun dar kadife elbisem ve stilettolarım’la. (Gülüyor) Tabii ki çamaşır suyu lekeli şort ve tişörtlerimle.

Yaz mı yoksa kış kadını mısınız?

Sonbahar ve ilkbahar kadınıyım.

Birlikte yaptığınız aktiviteler var mı? Spor, yemek, tavla mesela?

O kadar çok şeyi birlikte yapıyoruz ki artık bunlar bir aktivite olmaktan çıkıp bir yaşayışa dönüştü. Geceden ertesi gün spora gitmeye karar verip sabah buluşup müthiş besleyici (!) bir kahvaltı yapıyoruz. Sonra birlikte pişman olup yeni kararlar alıyoruz mesela. Ve pişmanlıklar arasına bolca kahkaha koyuyoruz.

Hayatla ilgili sizin için önemli 3 kelime nedir?

Best Friends Forever…