Artık daha şefkatli ve daha naif biriyim
Çukur’un asi abisi Cumali Koçovalı rolüyle ekranlarda oyunculuk şöleni yaşatan Necip Memili baba olduktan sonra hayatının muhteşem bir değişime uğradığını söylüyor: 1.5 yıl önce “Çocuk sahibi olmam ve evlenmem” diyordum. Artık kızım ve eşimin hayallerinin gerçekleşmesi için çalışan biriyim.

Röportaj: Melis Güvenç
Fotoğraf: Mesut Yazıcı
Styling: Eylem Yıldız
Türkiye’nin en başarılı, en özel ve kıymetli oyuncularından biri… Yarattığı karakterlerin tanrısı, kendini asla rolüne kaptırmayan bilinçli bir aktör, vizyonu sürekli ileriye dönük, gelişime ve dönüşüme açık bir karakter oyuncusu. Her hayat verdiği rolde farklı rengini keşfettiğimiz Necip Memili kendine dair bugünlerde heyecan ve mutluluk verici başka bir keşif içinde. Sekiz ay önce baba olan ve kızı Asya’yla babalık heyecanını ve deneyimini yaşayan başarılı oyuncu, hayatının evlendikten ve bir kız babası olduktan sonra muhteşem bir değişime uğradığını söylüyor. “Artık hayat benim için daha disiplinli, daha naif, daha şefkatli ve sorumluluk bilincinde devam edecek” diyen Necip Memili şu anki olduğu halini ise bir mucize olarak tanımlıyor ve şöyle diyor: Hayat bana büyük konuşmamayı ve gereksiz cümle kurmamayı öğretti. Bundan 1.5 sene önce ben “Çocuk sahibi olmam ve biriyle evlenmem. Hayatımdan memnunum” diyen birisiydim. Şu anki durumum benim için bir mucize. Artık birinin hayallerinin gerçekleşmesi için çalışan biriyim. Kızımın ve eşimin…
Çukur’da hayat nasıl gidiyor? Dizinin bu sezon artık final yapacağı ve ekrana veda edeceği konuşuluyor, doğru mu?
Bir oyuncusu olarak bana söylenen de biteceği yönündeydi. Hatta 10 Mayıs’ta bitmesi planlanıyordu ama iki üç bölüm uzayacak. 31 Mayıs sanırım son bölümümüz olacak ama kanal bir bakmışsınız bir anda “Bir 13 bölüm daha istiyorum” diyebilir. Ama benim de bildiğim Çukur kesin final yapıyor.

Çukur’daki performansınla izleyenlere adeta bir oyunculuk şöleni yaşattın…
Bunu tek başıma yapmadım. Uzun süreden beri birbirini çok iyi tanıyan ve aile gibi olmuş bir ekibin içine dahil oldum. Bu yüzden dizide de söylediğimiz “Aile her şeydir”i biz set dışında da içinde de çok yaşıyoruz. Bu yüzden dizi bitimine doğru aramızda yaşanacak duygusallığı, üzgün ruh halini düşünemiyorum.
Peki şimdi hayatımızdan Çukur’u ve Koçovalı Ailesi’ni çıkardığımızda geriye ne kalacak?
Dört yıldan beri çekilen ve benim üç yıldan beri içine dahil olduğum, yayınlandığı her gün de reytinglerde birinci olan bir yapım Çukur. Seyirciler şimdi büyük keyifle izliyor diziyi ama ben bu iş bittikten sonra tadının daha iyi anlaşılacağına inanıyorum. İyi bir ekip ve özgün bir senaryonun olduğu bir iş olduğu için mutlaka herkes üzülecektir. Açıkçası dizinin bitmesine ben de çok üzülüyorum çünkü bu diziye başlamadan önce sıkı bir izleyicisiydim. Bu dizide olmak için de her şeyi yaptım ve oldum. Bu yüzden Çukur benim için öyle kıymetlidir.

Cumali Koçovalı karakteriyle Türk dizi tarihinin kült karakterleri arasına girdiniz ve bir fenomen karakter yarattınız. Bu durum nasıl hissettiriyor?
Ben tiyatro mezunu bir adamım ve sahneye çıktığınız zaman sizi en çok doyuran şey aldığınız alkıştır. Alkışı aldığınız zaman rahatlıyorsunuz. Bu işte insanların sevgisini asla geri çevirmem çünkü zaten işimi o insanlar için yapıyorum. Bu dizide benimle beraber Vartolu’sundan, Medeti’ne, Yamaç’ından, Sultan Anası’na kadar her karakter kendince kült oldu. Bu başarı da tabii ki senaristin, yapımın, ekibin ve oyuncuların sayesinde.
Canlandırdığın rollere ne kadar bağımlısın? Mesela “Keşke Cumali Koçovalı bitmeyen bir rol olsaydı” diyor musun?
Oynadığım diziler ve roller için keşke dediğim hiçbir şey olmadı. Çünkü o bir dizi karakteri. Otokontrollü bir şekilde o rolü ne kadar iyi canlandırabilirsem, işimi ne kadar iyi yapabilirsem o zaten gittiği yere kadar en iyi şekilde gidiyor. Dolayısıyla bir şeyin bitmesi ve bittikten sonra üzerine konuşması da bir o kadar keyifli.

BEN AGRESİF BİR ADAM OLAMAM, HİÇ OLMADIM
Beklenmedik durumlar karşısında içinden agresif ve sinirli bir Cumali Koçovalı çıkar mı? Ya da çıkmaması için ekstra bir çaba harcar mısın?
Ben Adanalıyım ve bunu bilen insanlar benim de Cumali gibi sinirli, agresif biri olduğumu sanıyorlar. Ama bu durum yaşantınızın ve hayatın size sunduğu şeylerle alakalı bir şey. İnsan tabii ki bazı durumlarda çok sinirli olabilir. Benim de hayatımda bazen fevri hareketlerim ve ani çıkışlarım oluyor. Allah’tan çevremde başta eşim olmak üzere, beni sakinleştiren, zihnine ve aklına güvendiğim bir sürü insan var. Bu hayatımda çok olan bir şey değildi zaten ama baba olduktan sonra tamamen ortadan kalktı. Sekiz aylık bir kız çocuğum var. Ve fark ettim ki kız çocuğu insana bir destur, edep ve izan getiriyor. Konuşmanız, tavrınız, olaylara bakış açınız değişiyor. Sinirleneceğiniz bir şeye sinirlenmemeyi öğreniyorsunuz. Ağzınızdan çıkacak her cümleye dikkat ediyorsunuz. Bir de aldığınız eğitimden öğrendiğiniz bir şey olarak canlandırdığınız rol gibi gerçek hayatta yaşayamazsınız. Çünkü o bir roldür ve o siz değilsiniz. Size benzeyen birini sinema filminde oynamak çok avantajlı, doğal ve keyifli ama dizide senaryoya bağlı bir şey yaratmak ve orada bırakmak zorundasınız. Bu yüzden ben Cumali gibi agresif bir adam olamam, hiç olmadım.

“Biz oynadığımız karakterlerin tanrısıyız ve bu gerçeği hiç unutmam” diyorsun. Bu yaratma hali nasıl bir haz hali?
Yaratmak tanrısal bir durum ve siz bu durumu olmayan birini boyutlandırarak, yaratarak ona hayat vererek yapıyorsunuz. Yürümesi, yemesi, konuşması, öpmesi, sevmesi, öfkesi, ağlaması, gülmesi üzerine çalışarak karton bir karakter yaratmaktansa üzerine konuşulabilecek bir şey yaratmayı çok seviyorum. Dolayısıyla onun tanrısı oluyorum ve ona yön veriyorum. Haz konusuna gelince bu hastalıklı, çok keyifli ve lezzetli bir durum. Hayat verdiğim roller bana ait olan ve benim emrimde olan tek şey. Bu yüzden çok keyifli…
Bu yaratma halini gerçek hayata taşımak gibi bir karmaşa yaşadığın oluyor mu?
Hayır olmuyor. Bu da okulda öğretilen bir şey. Adı üstünde yaptığımız şey oyun oynamak. Oyun oynadığımızın bilincinde olduğumuz zaman “Kestik” sesini duyunca oyunun bittiğini anlarsınız. Karakter ağladı, sözünü söyledi ve ışık söndü. Tamam o artık bitti, orada kaldı… Bu bilinçle yaparsanız işinizi sağlıklı bireyler oluyorsunuz ve işinizi de iyi yapmış oluyorsunuz. Eğer ben bunu yapamıyor olsaydım o adam gibi giyinip, o adam gibi davranıp, Cumali gibi tesbih sallayıp, belinde silahla gezen biri olabilirdim ama bu tedavi edilmesi gereken bir durum olurdu. Hiç böyle bir durum başıma gelmedi. Bu da tamamen işini otokontrollü bir şekilde yapmamdan kaynaklanıyor ve benim için o rol sette bitiyor.

ŞU ANKİ DURUMUM BENİM İÇİN BİR MUCİZE
Sekiz ay önce baba oldun ve gördüğümüz kadarıyla sevgi dolu, ilgili, heyecanlı ve aynı zamanda inanılmaz realist bir babasın… Böyle bir baba olacağını biliyor muydun?
Yakın çevrem seneler önce hep söylerdi “Senden çok iyi bir baba ve çok güzel bir eş olur” derlerdi. Ben de “Hiç öyle bir şey düşünmüyorum” derdim. Hayat bu anlamda bana büyük konuşmamayı ve gereksiz cümle kurmamayı öğretti. Bundan 1.5 sene önce, “Çocuk sahibi olmam ve biriyle evlenmem. Hayatımdan memnunum” diyen birisiydim. Şu anki durumum benim için bir mucize. Artık birinin hayallerinin gerçekleşmesi için çalışan biriyim. Kızımın ve eşimin…
Yaşadığın değişim ve dönüşümler nasıl bir deneyim oluyor?
Zaman içinde değişip dönüşmek çok lezzetli bir şey. Bence her insan değişip, dönüşmeli, fikirlerini geliştirmeli, hayata başka pencerelerden bakmayı öğrenmeli. Dinlemeyi öğrenmeli. Mesela benim Aras Bulut İynemli’den öğrendiğim en güzel şey dinlemektir. Aras bana hep “Dinlemeyi bilmiyorsun, önce dinlemeyi öğren. Benim senden öğreneceğim çok şey var. Senin de benden öğreneceğin çok şey var dinle beni” derdi. Karşımdakini hiç dinlemezdim. Ama sonra bir durdum dinledim ve “İnsanlar lezzetli şeyler söylüyor” dedim, insanları dinlemeye başladım.

HER BAŞARILI ERKEĞİN YANINDA BİR KADIN OLMALI
Ne değiştirdi seni?
Eşimle tanışmam, buna vesile olan Cem Yılmaz, sonrasında eşimle yaşadığım ilişki ve bağ. Akabinde hayatımıza katılan kızım değiştirdi beni. Eğer kişi istiyorsa bunları yaşamak insanda güzel şeylere sebep oluyor. Ve siz de bu değişimlere ayak uydurunca hayat daha güzel oluyor. Çünkü her başarılı erkeğin yanında bir kadın olmalı. Giyimiyle, söylemiyle, dinlemesiyle ve yapması gereken şeylerle bence erkeği başarılı yapan en büyük şey bir kadın.
Kızınızı anne baba olarak hangi ideallerle büyütüyorsunuz?
Asya inanamadığım bir şey. Şu an hayatta yapamayacağım bir şey yokmuş gibi yaşıyorum. Çok rahat bir adamım baba olduktan sonra bu değişmedi ama Asya’dan sonra neler olduğunu kelimelerle tarif edemem. Öylesine ilginç bir şey. Ama kız çocuğumun olması benim için ve ailem için çok özel bir şey. Benim ailemde hep erkek var. Annem hayatı boyunca dört erkekle yaşamış. Asya bizim ailemizin ilk kız torunu. Babam benden sonra iki erkek kardeşimin kız olmasını beklemiş. Olmadığı için de babamın müthiş bir kız çocuk hayranlığı var. Babam Asya’yı göremedi, bu yüzden Asya’nın yeri bende ayrıdır. Kızım benim için babamdan bir parça ve ben bu duyguyu tarif edemem.
Röportajın devamını okumak için tıklayın…

