Varol Yaşaroğlu: “Kendi Çizdiğim Dünyanın İçine Girdim”
“Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi” ile Yaşaroğlu, yarattığı evrenin sınırlarını genişletirken ilk kez o dünyanın bir parçası olarak izleyici karşısına çıkıyor.
Türkiye’de animasyon üretiminin son yıllardaki ivmesi, yalnızca teknik kapasitenin değil, hikâye anlatımının da yeniden tanımlandığı bir döneme işaret ediyor. Grafi2000 Prodüksiyon imzasını taşıyan ve 22 Mayıs’ta vizyona girecek “Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi”, bu dönüşümün somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Hibrit yapısıyla animasyon karakterleri gerçek oyuncularla bir araya getiren film, çocuk izleyici kadar yetişkinlere de temas eden bir anlatı kuruyor. Türkiye’nin farklı coğrafyalarını hikâyeye dahil eden yapı, yerel referansları evrensel bir dil içinde yeniden konumlandırıyor. Varol Yaşaroğlu ile gerçekleştirdiğimiz bu söyleşide, hem filmin yaratım sürecini hem de animasyonun geleceğine dair perspektifini konuşuyoruz.
Çizgi Dünyadan Sinema Perdesine
1) ‘Süper 1 Takım: Varol Abinin Çizgi Film Makinesi’ 22 Mayıs’ta sinema solarında yerini alacak… Heyecanlı mısınız?
Beyazperdede olmak gerçekten çok başka, tarif edilemez bir his. Televizyonda ya da dijitalde yaptığınız işi seviyorsunuz ama sinemada karanlık bir salonda, telefon veya bildirim olmadan, devasa bir perdede seyirciyle en saf bağı kuruyorsunuz. Hele ki bu filmde “Varol Abi” olarak yıllarca çizdiğim, kâğıt üzerinde kurduğum bir dünyanın içine bizzat misafir olmak hem çok gurur verici hem de büyülü. “Yıllarca çizdiğim karakterlerin arasında bir gün ben de var oldum” diyebilmek gerçekten muhteşem bir şey. Seyircinin nefesini tuttuğu, kahkaha attığı o anları hissetmek için sabırsızlanıyorum.
2) Bugüne kadar çok başarılı işlere imza atmış fenomen karakterler üretmiş biri olarak Varol Yaşaroğlu’nun hayalleri nereye kadar uzanıyor?
En büyük hayalim, daha büyük evrenler, daha derin hikâyeler ve daha cesur anlatımlara imza atmak. Tıpkı Kral Şakir’in bir “lovemark” haline gelmesi gibi, Süper 1 Takım’ın da kendi evrenini küresel bir marka yapmasını hedefliyoruz. İlerleyen dönemlerde tüm bu kahramanları bir arada barındıran, takım ruhunu hep yaşatan büyük bir Grafi2000 evreni kurmak ve karakterlerimizin Mickey Mouse gibi 100 yılı deviren kalıcı dünya markaları olmasını sağlamak en büyük amacım.
3) Süper 1 Takım kahramanları Birce, Birol, Ayı Dede, Yapay Zekai, Rapçi Raptor bunlara eşlik eden Kral Şakir, Fil Necati ve yeni çizgi karakterler… ‘Süper 1 Takım Varol Abinin Çizgi Film Makinesi’ temposu yüksek bir film mi? Çocuklar izlerken neler hissedecek?
Evet, aksiyonun sınırının olmadığı, ritmi çok daha dinamik kurduğumuz oldukça yüksek tempolu bir film geliyor. Filmde band girl’den şekil değiştiren canavarlara kadar pek çok yeni karakterimiz var. Çocuklar izlerken sadece kahkahalarla eğlenmekle kalmayacak, tehlikenin stilize edildiği güvenli bir alanda kontrolü ele almayı deneyimleyecekler. Yeni evrenlerin açıldığı bu macerada iyilik, dostluk, cesaret ve dayanışma gibi kavramları berrak bir şekilde görerek duygusal bir saflık hissedecek ve sinemadan hafiflemiş olarak çıkacaklar.
4) Bugüne kadar yarattığınız çizgi film karakterlerinizin en önemli özelliği nedir?
Karakterlerimin en önemli özelliği sadelik, stilizasyon, grafik güçlülük, doğru renk kullanımı ve sevimliliktir. Benim için kötü kişiliğe sahip bir karakterin bile sevimli olması şarttır. Karakterleri tasarlarken işlevselliği olmayan minicik bir çizgiyi bile kullanmam; gereksiz tüm detaylardan arındırıp öyle yalın hale getiririm ki, izleyici onu renklerinden bile 200 metre öteden tanıyabilir. Ayrıca sadece görsel değil, o karakterin bize, kültürümüze, mahallemize ait gerçek bir ruha sahip olması onları izleyiciye bağlayan en güçlü yanlarıdır.
5) Dünyada animasyon çok büyük bir endüstri… Ülkemizde çizgi film sektörü nerede? Bir yapımcı olarak önerileriniz nelerdir?
Türkiye’de animasyon sektörü olarak çok kritik bir eşikteyiz; artık sadece üretmiyoruz, kendi dilimizi de oluşturuyoruz. Hollywood’un elindeki devasa bütçelere sahip olmasak da yaratıcılığımız, araştırmacılığımız ve uyum sağladığımız yeni teknolojilerle görsel kalite anlamında onlarla yan yana geldiğimizi rahatlıkla söyleyebilirim. Bu alana girmek isteyenlere en büyük önerim: Beklemeyin, üretin. “Milyon dolarlarım yok” bahanesini bir kenara bırakıp yapay zekâ gibi dijital programları hızla öğrenerek tutkuyla kendi dünyalarını yaratmaları gerekiyor.

Yerli Animasyonun Geleceği ve Genişleyen Evrenler
6) ‘Süper 1 Takım Varol Abinin Çizgi Film Makinesi’ devam edecek mi? İleride farklı maceralarla yeni karakterlerle karşımıza çıkabilir mi? Kitapları ve oyuncakları olacak mı?
Kesinlikle devam edecek. Süper 1 Takım’ı yaratırken en başından beri genişleyecek büyük bir evren kurduğumuzu biliyorduk. Bu karakterlerin anlatacak daha çok büyük hikâyeleri var. Ürün tarafında ise film vizyona girmeden önce peluş ve figür oyuncaklarımız izleyiciyle buluşacak. Tişörtler hazırlanıyor. Kitaplar yayımlandı ve yeni maceralarla devam edecek.
7) Peki dünyada da hayran kitlesine sahip Kral Şakir’in serüveni devam edecek mi?
Elbette. Kral Şakir sadece bir proje değil, kendi sınırlarını aşan, Türkiye’de okuma devrimi yaratan bir evren. Yeni bir sinema filmi için hazırlık süreci başladı. Türkiye’de ve farklı coğrafyalarda izleyiciyle buluşmaya devam edecek.
8) İçinde yer aldığımız şu dönemde işini severek yapan, başarıya ulaşan kişilerin sayısı her geçen gün azalıyor. Siz bu noktaya nasıl geldiniz?
Başarımın arkasındaki en önemli unsur, çocukluğumda defterlere çizerek kendime verdiğim söze bağlı kalmam ve bu süreci tutkuyla yaşamam. Sadece yetenek yeterli değil; çok çalışmak, trendleri takip etmek ve ekip olarak üretim motivasyonunu korumak gerekiyor. Sonuca değil, üretim sürecine odaklanmak bu yolculuğu şekillendirdi.
9) Nasıl bir öğrencilik hayatınız oldu? Bugünleri düşünür müydünüz?
Çocukluğumda daha çok içe dönük, kendi dünyasında üretim yapan biriydim. Defterler dolusu çizgi roman çizerdim. İstanbul Teknik Üniversitesi’nde yoğun bir eğitim sürecim oldu. Oyun kavramı ise çocuklukta izlediğim hikâyeler ve oyuncaklarla kurulan dünyalar üzerinden şekillendi.
10) Ailenizde de yaratıcı üretim yapan isimler var. Birbirinizi nasıl etkiliyorsunuz?
Sanatla iç içe, birbirini destekleyen bir aile yapımız var. Ablam Gülizar Irmak ve kardeşim Vural Yaşaroğlu ile bir araya geldiğimizde üretim süreçlerini konuşuruz. Her zaman karşılıklı saygı ve destek ön planda.
11) İlk kez kendi filminizde Varol Abi olarak izleyici karşısına çıkıyorsunuz. Nasıl bir deneyimdi?
Yıllarca çizgilerle kurduğum bir evrenin içine fiziksel olarak dahil olmak çok farklı bir deneyim. Gece Işık Demirel’in enerjisi hikâyeye güçlü bir katkı sağladı. İlerleyen dönemde çizgi karakterlerle gerçek dünyayı buluşturan yeni anlatım denemeleri planlıyoruz.
12) 22 Mayıs’ta izleyiciyi nasıl bir deneyim bekliyor?
İzleyiciyi aksiyon dolu, görsel açıdan güçlü bir film bekliyor. Süper 1 Takım kahramanlarıyla birlikte Varol Abi, Kral Şakir ve Fil Necati aynı evrende buluşuyor. Çocuklar hayal güçlerini genişletirken, yetişkinler çocukluk duygularına temas edecek. Filmin temel mesajı ise dayanışma ve birlikte hareket etmenin gücü üzerine kurulu.

