Ürettiğinizi paylaşmaktan korkmayın
Müzik sektörünün pandemi durgunluğu yaşadığı dönemde yeni albümü Müdavim’i sevenleriyle buluşturan Gülden “Üreten biri olarak şarkılarımı paylaşmakta sakınca görmedim. Bazı şeyleri sadece karşılık gördüğünüzde yapıyorsanız bir gün mutlaka değersizleşir” diyor.

Röportaj: Buse Selen Akgün
O’nu Emre Aydın ile yaptığı ‘Soğuk Odalar’ düetiyle tanıdık ve sesine hayran kaldık. Müzik dünyasına adım attığı o andan itibaren çizgisini bozmayan, birçok hit’iyle de adından söz ettiren Gülden, hayat görüşünü, anneliğini ve yeni projelerini tüm samimiyetiyle anlattı.
Selamlar nasılsınız Gülden Hanım? Çok klasik olacak pandemi süreci sizin için nasıl geçti? Umutsuzluğa kapıldığınız bir an oldu mu?
İyiyim teşekkür ederim. Toplumun ortak sorunlarında insan kendini kayırıp muhteşem hissedemiyor ama hayatımın hiçbir döneminde umutsuzluğu sevmediğim için karamsar bir ruh haline bürünmedim. İnsanı ayakta tutan şey inanç ve umuttur, birazdan kendime bir kahve yapayım dediğinizde bile biraz sonraki zaman dilimine sağ salim ulaşacağınızı düşünüyorsunuz, hala hayatta, hala ayakta ve hala çok umutluyum.
Birçok hit şarkınız var, şarkı yazarken nelere dikkat ediyorsunuz? İlham periniz size nasıl geliyor ve geldiğinde dünya ile bağlantınız kopuyor mu?
Benim ilham perim durumlar değil duygular. Herkes benzer durumlar yaşıyor fakat farklı tepkiler veriyor ya da bu duyguların dışavurumu herkeste farklılık gösteriyor… Bu duygulardan herhangi biri radarıma takıldığında, empatiyle kendime empoze ediyorum, ne rahatsız bir durum öyle değil mi? Ama bu hem insani tarafımı hem de kalemimi besliyor ve evet dünya ile bağımın koptuğunu söyleyebilirim çünkü yazmaya odaklandığım şarkının duygusundan başka bir şeye kulağım gözüm ve algım kapalı hale geliyor.

KIZIMIN HAYATINDA DA MÜZİK HEP VAR OLACAK
Bir röportajınızda kızınız Melisa’nın da müziğe ilgisi olduğundan bahsetmiştiniz, sanatçı olmasını ister misiniz? Nasıl bir anne kız ilişkiniz var? Beraber beste yapıyor musunuz?
O yaşamayı ve hissetmeyi öğrenirken, ben de ondan anne olmayı öğreniyorum. Fikirlerine, hayallerine, deneyimleyerek fikir sahibi olmak istediği şeylere saygı duyuyorum ve bunun için elimden geleni yapmaya gayret ediyorum. Dolayısıyla sürekli birbirimizden bir şeyler öğrenmiş oluyoruz ve ilişkimiz bu şekilde devam ediyor. Biliyorsunuz hayat hayatın içinde yaşayıp deneyimleyerek öğrenilir ve yaş ilerledikçe insanın ilgi duyduğu uğraş dalları değişebilir, çeşitlenebilir. Ben de bu anlamda Melisa’nın kendisine iyi geldiğini keşfettiği uğraşları doğrultusunda tercihlerine saygı duyar ve desteklerim. Birlikte beste yapmıyoruz, o kendi bestelerini tek başına yapmayı tercih ediyor. Müzik onun hayatında mesleki olarak tercih etmese de bir şekilde hep var olacak bence. Seviyor çünkü… Bunun haricinde büyüdüğünde şu bu meslekle ilgilensin diye bir beklentiyi herhangi bir kişinin/çocuğun yaşamına yapılmış haksızlık ve bencillik göstergesi olarak görüyorum. Kızım, mutlu olacağı ve severek ilgilenip kendini iyi hissedeceği bir mesleği seçmekte özgür.
Herkes cover akustik yaparken siz akustik projeniz ‘Müdavim’i 5 yeni şarkı olarak sevenlerinizle buluşturdunuz. Aslında yaptığınız pandemi sürecinde cesaret isteyen bir iş.. Neden uzun süreye yaymak varken EP proje olarak çıkardınız? Sizin için bir risk değil mi?
Üreten ürettiğini paylaşmaktan korkmasın. Bazı şeyleri sadece karşılık gördüğünüz vakit yapıyorsanız bir gün gelir mutlaka değersizleşir… Pandemi döneminde mekanlar kapalı fakat insanlar müzik dinlemeyi bırakmadı. Nasıl ki restaurantlar kapandı ama paket servis yapmaya tüm güçleriyle devam ediyorlar, benim ki de o misal. Üreten bir insan olarak kendi yazdığım şarkılarımı paylaşmakta bir sakınca görmedim. Çünkü hala yazdığım ve paylaşmak için hazırladığım çok şarkım var. Hayat bir şekilde devam etmek durumunda. Ben güne ayak uydurmanın, yapılmış ve tutmuş olan bir işi hemen taklit etmek olduğuna değil de, pandemi döneminde olduğu gibi şartların değişmiş olmasına rağmen o şartlar içinde bir yol yaratarak işine devam edebilme olduğuna inanıyorum. Müdavim projesi devamı gelecek olan bir proje ve EP olarak tasarlandı. Müdavim’in devamı da EP olacağı için ilki de bu şekilde çıktı. Bunun dışında, farklı ve sürpriz dolu projelerle de geliyor olacağım.

HER AKUSTİK EZGİDE MÜZİSYEN ARKADAŞLARIMIN EMEĞİ BÜYÜK
Diğer sanatçılar akustik projelerini stüdyoda çekerken siz 5 şarkınıza sade ve şık konseptli klipler çektiniz? Neden basite kaçmadınız?
Nedense akustik düzenlemelerle hazırlanmış şarkılar sanki belli kalıplarda videoya çekilip yayınlanmalıymış gibi bir algı oluştu. Sanırım bu da birçok kişinin akustik tarzda iş yaptığında aynı şeyi, aynı şekilde yaparak yayınlamasından kaynaklandı. Ama ben akustik tarzda yaptığım şarkılarımın da diğer şarkılarıma gösterdiğim özenle düzenlenmesinin ve kliplendirilmesinin daha hakeder ve yakışır bir değer olacağını düşünüyorum. Akustik tarzdaki işler birileri tarafından aynı şekilde yapılıyor ve o şekilde sunulabilir bu bir tercih meselesidir ama çıtayı da yüksek tutalım ki yapılan işler hep aynı seviyede kalmasın. Yaptığım işi basit görmüyorum o yüzden sunumu da basit bir şekilde yapmam pek mümkün değil. Kim ne yapıyor, neyi tercih ediyor, ne kolayına geliyor ya da ne için uğraşıyor bilmiyorum ama ben işime, o işe verilen emeğe ve dinleyicime duyduğum saygımla her zaman hep bir önceki yaptığımdan daha iyisini yapmak için uğraşıyor, işimin hakkı neyse o işi o şekilde sunmak için çalışıyor olacağım ve bunu yaparken de bu iş akustik, basit bir şekilde yapıp geçeyim düşüncesiyle hareket etmeyeceğim.
Projenizdeki her şarkının bir enstürmanı var. Her şarkı da farklı enstrüman kullanmanızın bir nedeni var mı?
Evet, bu pandemi sürecinde ayakta kalmak için mücadele eden ve birlikte çalıştığımız kıymetli müzisyen arkadaşlarımızın enstrümanlarıyla bir adım önde durmaları arzusuyla yaptım. Her şarkıda her zaman birçok müzisyen arkadaşımızın emeği var, onlar şarkıların içindeki varlıkları ve katkılarıyla takdir edilmeyi sonsuz hakediyorlar. Ben de projemde bu şekilde bir oluşum içinde bir arada duralım istedim.
Röportajın devamını okumak için tıklayın…
