Swissôtel Uludağ Bursa, kapılarını misafirlere açtı
Swissôtel Uludağ Bursa, geçtiğimiz günlerde misafirlere kapılarını açtı. Otelin farklı konseptini ve turizme katkılarını Genel Müdür Ufuk Demir ile konuştuk.

-Swissôtel Uludağ Bursa, uzun bir bekleyişin ardından geçtiğimiz aylarda kapılarını misafirlerine açtı. Otelde alışıla gelmişin dışında bir konseptle çok özel bir deneyim sunuyorsunuz. Swissôtel Uludağ Bursa’dan ve turizm sektörüne kattığı yenilikleri anlatır mısınız?
Swissôtel Uludağ Bursa olarak sunduğumuz konaklama deneyiminin her alanında iyi yaşam felsefesini odağımıza alıyoruz. Swissôtel markasının dünyadaki ilk healing ve vitality oteli olarak, 12 ay boyunca misafirlerimizi iyileşmeye ve bedensel ve ruhsal olarak yenilenmeye davet ediyoruz. Türkiye’de iyi yaşamın öncüleri arasında yer alıyor, gerek Longevity and Scientific Wellness uygulamalarımızla, gerekse lokal ürünlerle hazırlanan sağlıklı menülerimizle konuklarımızın en iyi versiyonlarına ulaşmalarını hedefliyoruz.
Bunun yanı sıra, balo salonu ve oditoryumumuzda çeşitli kültür ve sanat etkinliklerine ev sahipliği yapıyor, farklı kapasitelerdeki 5 toplantı odasında iş insanlarını bir araya getiriyoruz.

-Oteliniz büyüleyici bir lokasyonda yer alıyor ve çok etkileyici bir tarihe sahip. Kirazlıyayla’da, ormanların arasında konumlanıyor olmak Swissôtel Uludağ Bursa için nasıl bir önem taşıyor?
Otelimiz Uludağ Milli Parkı’nın muhteşem ormanlarıyla çevrili Kirazlıyayla’da yer alıyor. Anıtkabir’in mimarı H. Emin Onat ve Türkiye’nin ilk kadın mimarlarından Prof. Dr. Leman C. Tomsu tarafından 1949 yılında bir sanatoryum olarak tasarlanan Kirazlıyayla Sanatoryumu’nda, kompleksin geçmişine uygun bir konseptle yer almaktan mutluluk duyuyoruz. 1.500 rakımın sunduğu yüksek kalitede oksijen ve bölgenin şifa kaynağı mineralli suyu bizim için büyük önem taşıyor. Sanatoryum döneminde güneş alacak şekilde tasarlanan 173 odamızla, güneşin sağlığa etkilerini önemsiyoruz. Otelin çevresinde, Uludağ Milli Parkı’nın içinde yer alan çok sayıdaki yürüyüş parkurumuz ve 2024 yılında kullanıma açılacak olan, açık hava bir fitness alanının da yer alacağı Vita Parkuru ile doğanın kalbinde spor yapma olanağı sağlıyoruz.

-Longevity and Scientific Wellness uygulamalarınızdan söz ettiniz. Bu alanda sunduğunuz hizmetler neler?
Misafirlerimizin Swissôtel markasının İsviçreli kimliğine bağlı kalarak ve anda kalmaya önem vererek bedensel ve zihinsel farkındalığa ulaşmalarını amaçlıyoruz. Detox kampları, meditasyon, kilo yönetimi, yoga ve kişiye özel sağlık danışmanlığı gibi her misafir için kişiselleştirilmiş deneyimler sunuyoruz. Ayrıca, çok özel bir iş birliği için hazırlanıyoruz. 40 yılı aşkın süredir insan sağlığını korumayı ve güçlendirmeyi misyon edinen Prof. Dr. Osman Müftüoğlu ile bir araya gelerek Türkiye’deki ilk Swiss Mountain Clinic’i misafirlerimizle buluşturmaya hazırlanıyoruz. Mart ayında hayata geçireceğimiz sağlıklı yaşam merkezinde bilinçli farkındalık, vücut ve ruh direnci, dinginlik, güç ve gençlik alanlarındaki çalışmalara imza atacağız. Prof. Dr. Osman Müftüoğlu önderliğinde, Türkiye’nin ilk Age Lab and Longevity Institute; Lifestyle Academia ve Scientific Wellness, Detox and Healing Center’ı ile iyi yaşam, detoks, kilo kontrolü ve wellness konseptlerinde her türlü uygulamayı sunacağız. Türkiye’nin ilk ve tek akredite Mayr diyet danışmanı Dr. Hasan İnsel de bizimle birlikte olacak. Dr. Hasan İnsel ve Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, doğru beslenme alışkanlıkları kazandırmayı amaçlayan Mayr beslenme metodunu Swissôtel Uludağ Bursa’ya konuklarıyla buluşturacak.

Swissotel Uludağ Bursa Genel Müdürü Ufuk Demir
-Sağlıklı menüler ve sürdürülebilir mutfak Swissôtel Uludağ Bursa için büyük önem taşıyor. Gastronomi alanındaki çalışmalarınızdan ve iyi yaşam felsefesindeki rolünden bahseder misiniz?
Sağlıklı beslenme, iyi yaşamın en önemli yapı taşlarından birini oluşturuyor. Menülerimizde, bölgedeki yerel çiftçi ve üreticilerle çalışmaya önem veriyoruz. Swissôtel mutfağında çiftçilerin yetiştirdiği yaban mersini, ahududu, kiraz, çilek, ceviz, incir ve mantar gibi mevsimsel ve endemik meyve ve sebzeleri dalından tabaklarınıza taşıyoruz. Bölgedeki ilaç kullanmayan tavuk çiftlikleriyle çalışıyoruz. Kirazlıyayla bölgesine özel mantarları ve Uludağ bölgesinde yer alan akarsularda yetişen alabalıkları menülerimize dahil ediyoruz. Doğal ve sağlıklı pişirme teknikleri tercih ederken, tatlılarda rafine şeker kullanmıyoruz. Ayrıca, sıfır atık felsefesini benimsiyoruz. Yemeklerimizde kullandığınız sebze ve meyvelerin kabuk ve posalarını, son adıma kadar geri dönüştürerek kıtır, pestil veya toz olarak yeniden değerlendiriyoruz. Kalan posaları ise organik gübreye dönüştürerek doğaya kazandırıyoruz.
