Sanat her şeye rağmen yapılabilir
Grup Gündoğarken, pandemi sırasında hayatımıza giren online konserler ile ilgili umut veren açıklamalarda bulundu: Sanat zaten her şeye rağmen yapılan bir şey. İki kişiye şarkılarımızı söylediğimiz de oldu, binlerce kişiye hitap ettiğimiz de. Ama şimdi milyonlarca kişiye hitap ediyoruz.
Röportaj: Sercan Meriç
Türk müziğinin efsane gruplarından Grup Gündoğarken, geçtiğimiz günlerde Moda Sahnesi’nde ilk kez online konser verdi. Unutulmaz şarkılara imza atan grubun üyeleri Gökhan Şeşen ve Burhan Şeşen ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Sahnede her zaman birbiriyle şakalaşan abi-kardeş, söyleşi sırasında da yine formundaydı. Ortaya Gündoğarken şarkıları kadar eğlenceli bir sohbet çıktı…

Grup Gündoğarken olarak ilk online konserinizi verdiniz. Yeni alıştığımız bu konserlere yönelik değerlendirmeniz nedir?
BURHAN ŞEŞEN: Aslında biz hep göz temasıyla şarkılarımızı söylemeyi severiz ama maalesef bu dönem böyle bir dönem. Onun için de yapacak bir şey yok. Bu şartlara uyum sağlamak zorundayız. Sektörde bir sürü çalışan var, bir sürü dostumuz var. Sadece müzisyenler de değil, işte teknik ekip var, ulaşımı var, lojistiği var.
GÖKHAN ŞEŞEN: Sadece müzisyenler değil, tiyatrocu arkadaşlar da bu durumda. Ben Moda Sahnesi’ni yakından takip ediyorum, gerçekten çok güzel şeyler var. Aslında böyle olması belki de bizim için bir avantaj. İzleyicilerle daha yakın temas kurabiliriz.
BURHAN ŞEŞEN: Öyle mi diyorsun? Nasıl mesela?
GÖKHAN ŞEŞEN: Bizi izlerken ekrana daha da yakınlaşırlar mesela. Türkiye’nin dört bir yanından, dünyanın çeşitli ülkelerinden arkadaşlarımız da aradılar. Onlar da bilet aldılar. Her şerde bir hayır vardır diye bakmak lazım. Sanat zaten her şeye rağmen yapılan bir şey. Burada da işimizi yapıyoruz. İki kişiye şarkılarımızı söylediğimiz de oldu, binlerce kişiye hitap ettiğimiz de oldu. Ama şimdi milyonlarca kişiye hitap ediyoruz.
BURHAN ŞEŞEN: Aslında risk şu, her şarkıdan sonra bir alkış bekliyor insan…
GÖKHAN ŞEŞEN: Niye risk olsun? Sen şarkını söyle ben seni alkışlayayım, ben şarkımı söyleyeyim sen beni alkışla. Zaten izleyenler de alkışlıyordur.
Abi-kardeş yine formunuzdasınız. Sahnede de bolca şakalaşıyorsunuz.
BURHAN ŞEŞEN: Sürekli zaten böyleyiz yani. Doğduğumuzdan beri sürekli didişme halindeyiz. Ama birbirimizi çok severiz gerçekten. Zaten bu kolay bir şey değil yani. Gözümüzü açtığımızdan beri neredeyse müziğin içine düşmüşüz. Hep çalmışız ve söylemişiz. Gökhan da egosu olmayan insandır. Ben de öyle olmaya çalışıyorum, Abim kadar değilim. Abim o bakımdan çok daha iyidir benden. Ama tabii sahneye çıkan her insanın biraz egosunun da olması gerekiyor.
GÖKHAN ŞEŞEN: Çok şaşırdım. Burada röportaj yapıyoruz diye mi böyle konuşuyorsun? Gerçekten böyle mi düşünüyorsun?
BURHAN ŞEŞEN: Öyle düşünüyorum.

GÜNDOĞARKEN MÜZİĞİ DİYE BİR ŞEY VAR
Peki, birçok grubun dağıldığını, dağılmasa bile göstermelik olarak yola devam ettiğine tanık oluyoruz. Sizin aranızdaki bu uyum nasıl sürüyor?
BURHAN ŞEŞEN: Şimdi şu var Sercan. Grupta hep biz diyeceksin. Ben lafını grupta hiç kullanmayacaksın. “Ben yaptım, ben ettim, ben başardım” demeyeceksin. “Biz”li cümleler kuracaksın. O zaman grup sonsuza kadar sürer. Grup olmak hem kolay hem zor. Ama devam ettirmek en zoru…
GÖKHAN ŞEŞEN: Abi kardeşiz tabii. Burhan’ın doğumunu hatırlıyorum. Ben bu işi profesyonel olarak yapmayı hiç düşünmemiştim. Birey olarak hiç düşünmemiştim. Ama kurulduktan sonra bunun çok keyifli bir şey olduğunu anladım. Ve biz artık bir markaya hizmet ediyoruz. Yani Grup Gündoğarken bizi de aştı.
Röportajın devamını okumak için tıklayın…
