Korsenin ince belli serüveni: Moda mı, mükemmellik takıntısı mı?
Son zamanların en popüler trendlerinden biri olan korse, yüzyıllardır var ve hikayesi hiç de seksi başlamadı. Önce doğru bir vücuda sahip olmak için kullanıldı, ardından güzellik uğruna ince belli gözükmek isteyen kadınların kalbini çaldı. Kadınlar kadar erkeklerin de uzun yıllar kullandığı korsenin Antik Çağ’a dayanan ilginç bir hikayesi var.
Hazırlayan: Buse Turan
Korse moda tarihinin gelmiş geçmiş belki de en tartışmalı parçalarından biri. Tarihi antik çağlara kadar uzanan korse ilk kez Girit Adası’nda yaşayan Minos medeniyeti tarafından, hem erkeklerin hem de kadınların iç sağlığını korumak ve iyi bir duruş için tasarlanan uzun kemerler olarak biliniyor. Dayanıklı olması için zona adı verilen sert bir kumaştan yapılan bu kemerler, beller kalınlaştıkça daha da sıkılıyordu. Vücutları eğitmek uğruna icat edilen bu kemerin günün birinde korse ismiyle kadınların başına dert açacağını kim bilebilirdi.
KALIN BELE SARAY YASAĞI KORSEYİ HAYATLARA SOKTU
Kadın bedenini disipline etmek için tasarlanan korse, zaman içinde farklı anlamlar kazandı. 1550’lerde kalın belli kadınların saray halkı içinde yasaklanması sonucu korseler kadınların hayatında yerini almaya başladı. Şimdilerde fetişist bir nesneye dönüşmüş olsa da geçmişte kullanılan korseler hiç de seksi değildi. Kendini saraya kabul ettirmek isteyen kadınların en büyük ihtiyacı haline gelmişti. Daraltıcı özelliğe sahip olması için çelik ve balina kemiği gibi sert cisimler kullanılarak tasarlanan bu kıyafet reformu, doktorlar tarafından hiçbir zaman kabul görmedi. Zaman içinde korse kullanan kadınlarda bayılma, kaburgalarda deformasyon ve solunum yolu hastalıkları gibi sağlık sorunlarına rastlandı. Hatta kaburgaları kırılarak ölen kadınlar da görüldü.
KADINLARA GÖSTERİLEN BASKININ SİMGESİ
Şimdiki adıyla Rönesans Dönemi ve sonrasında kullanılmaya başlanan korse, beli inceltmek ve göğüsleri belirgin hale getirmek için kullanılıyordu. Amaç kadın vücudunu güçlendirmek, vücut formunu düzgün ve seksi göstermekti. Aslında bu, toplumun kadınlara uyguladığı güzellik dayatmalarından başka bir şey değildi. 18. yüzyılda kadınların ince bir bele sahip olmaları anlamına gelirken, 19. yüzyılda düzgün bir postür için kullanıldı. Zaman içinde çeşitli varyasyonlara girse de amacı değişmiyordu.

Marilyn Monroe – Merry Widow (Şen Dul) oyununa hazırlanırken korsesini bağlatıyor – 1950
ÜNLÜLERİN YENİ AKSESUARI
1900’lü yıllara geldiğimizde korse zengin ve soylu kadınların seçimi haline geldi. Kadınlar kaliteli korse giymek için Vivienne Westwood ve Christian Dior’u tercih ediyordu. Özellikle Christian Dior korseleri tasarlarken kadınları bağlamayı değil de güçlendirmeyi hayal ettiğini, bu sebeple onları ipek kumaştan yapmayı tercih ettiğini belirtti. Artık iç çamaşırı görevinin yanı sıra ünlü isimlerin üzerinde kostümlerinin bir parçası olarak sergilenmeye başladı. Tanıdık isimler arasında ilk kez Marilyn Monroe vardı. 1950’lerde pin-up estetiğini vurgulamak için başrolü olduğu tiyatro oyununda korse kullandı ve fotoğraflandı. Hemen ardından Madonna korse serüvenini devam ettirdi, 1960’larda sahne kostümlerinde sık sık korse kullanmaya başladı. Artık korse toplumsal bir fanteziye dönüşmeye başlamıştı. Zengin fakir fark etmeksizin, üstelik saray tabuları olmasa da korse kadınları ele geçirmişti.
ATAERKİLLİKTEN ÖZGÜRLÜĞE GEÇİŞ
Dönemin ikonları tarafından kullanılmaya başlandığını göre tasarımcılar bir bir korse üretmeye başladı. Jean-Paul Gaultier ve Thierry Mugler uzun bir süre Madonna’ya çalıştı. Tasarımcıların ortak fikri artık korse iç giyim yerine dış giyim olmuştu ve bu da kadınları özgürleştiriyordu. Bazı moda fotoğrafçıları korseleri kıyafetlerin üzerine giydirerek dış giyime dönüştürdü. Gazetelerde ‘Kadınların ataerkillikten özgürlüğe geçişi’ manşet oldu. Özellikle Gaultier’in Madonna’ya yaptığı pembe saten korse vardı ki tüm basın günlerce onu konuştu. O korse bugüne kadarkilerin en iyisiydi diyebiliriz.
HER ZAMAN MODANIN İÇİNDE OLACAK
Korse bugün hala eski sıkı ve sert formuyla fetişist duyguları barındırmak için tercih ediliyor. Ya da burlesk tipi oyunların bir parçası olarak kullanılıyor. Belki birçok kadının günlük rutinin bir parçası olmasa da modadan tam anlamıyla kaybolmayacağı kesin. Üstelik son yıllarda Balenciaga, Yves Saint Laurent ve Tom Ford gibi ünlü markaların, fermuar kullanarak korseyi rahatlattığını düşünürsek, kesin olarak bildiğimiz bir şey var ki hiçbir zaman gardırobumuzdan eksik olmayacak.
Korse için hala çelişkili duygular var. Kimileri için günlük sıradan bir tercih, kimileri için kadınları kum saati formuna özendiren mükemmellik takıntısı. Peki ya siz ne düşünüyorsunuz? Stilinizin bir parçası olabilir mi? Yoksa kadınların güzellik ideallerine uymaları için toplumsal bir baskı mı?
