Sorry, no posts matched your criteria.

İbrahim Güler’den 2022’ye yön veren tasarım trendleri

İbrahim Güler Design Studio, pandemi ile değişen hayatımızın mekân tasarımlarına etkisinin 2022’de de devam edeceğine dikkat çekiyor. İç Mimar İbrahim Güler, yeni yılda etkili olacak tasarım trendlerini sıraladı.

Tüm dünyayı etkisi altına alan pandemi, son iki yılda hayatımızın her alanında kalıcı izler bırakırken, yaşam alanlarımızı değiştirmeye ve dönüştürmeye devam ediyor. Yeni ihtiyaçlara özel tasarımlarıyla çözüm sunan İbrahim Güler Design Studio, etkileri devam eden pandeminin 2022’de konut, iç mekân tasarımı ve ofis çalışma ortamlarında büyük değişimlere gebe olabileceğine dikkat çekerken, 2022’nin mimari trendlerini paylaştı.

İbrahim Güler

Doğallığa ve sadeliğe dönüş 

Pandemi ile birlikte evlerde geçirilen uzun süreler, eskisinden çok daha fazla sakinlik ve huzur ortamına ihtiyacımızın olduğunu fark etmemize neden oldu. Artık hepimiz bizi yoracak ve dikkatimizi dağıtacak unsurlardan uzaklaşmak istiyoruz.  Yeni yılda, yine ruhsal ve fiziksel sağlığımızın ön planda olacağı bir yıl bekliyoruz diyen İbrahim Güler Design Studio’nun Kurucusu İç Mimar İbrahim Güler, son yıllarda yükselişte olan doğal malzeme kullanımının 2022’de de devam edeceğini öngörüyor. İbrahim Güler, doğal taş, ahşap, cam ve doğal formları, önümüzdeki dönemin favorileri arasında sayıyor.

Pastel renkler, heyecan verici desenler

2022’de renklerin pastel halleriyle kullanıldığı bir yıl olacağını ifade eden İbrahim Güler, “Pastel renkler, canlı renkler kadar baskın olmadıkları için evde rahatlatıcı bir atmosfer oluşmasını sağlıyor. Ancak renkler her kullanıcı için farklı anlamlar ifade edebileceğinden, biz bu sürecin belli renklerle sınırlandırılmasından yana değiliz. 2022 tasarımlarımızda, mekâna ve kişiye özel olarak belirlenmiş renklerin bir armoni yaratacak şekilde kullanıldığı mekanlar hayal ediyoruz” diyor. Geçmişte olduğu gibi geometrik hatlar ve çizgisel desenlerin önümüzdeki dönemde de revaçta olacağını vurgulayan Güler, 2022’de renklerin lekesel değerleri ile oluşturulmuş amorf desenler ve batik gibi heyecan verici desenlerin, tekstil ürünlerinde öne çıkmaya başladığı bir döneme girileceğini aktarıyor.

Akıllı evlerden, akıllı mobilyalara

Teknolojinin hayatımızı kolaylaştırdığı gerçeğinin uzun zamandır konut tasarımında da karşımıza çıktığının altını çizen İbrahim Güler, akıllı evlerden akıllı mobilyalara doğru gidildiğini açıklıyor ve ekliyor: “Akıllı telefonlar yoluyla kontrol edilebilen aydınlatma, ısıtma ve havalandırma gibi tesisat ögelerinin yanı sıra beyaz eşyaların da bu yolla kullanıldığı bir döneme giriyoruz. Mobilyalar da bu teknolojiden payını alıyor. Kumanda panelleriyle biçim değiştiren kanepeler, ısıtıcılı, masaj özellikli koltuklar derken artık çift fonksiyonlu ürünlerin konutlarımızda çok daha fazla kullanıldığı bir süreçten geçiyoruz.”

Bireyler arası mesafe geleceğin standardı olacak

2022’de, sağlık ve teknolojinin eskiye nazaran çok daha ön planda olacağını öngördüklerini aktaran İbrahim Güler, mekanların ısı, ışık ve hava kalitesi gibi açılardan düzenlenmiş altyapılarla tasarlamanın ne kadar önemli olduğunun pandemi ile beraber farkına varıldığını vurguluyor. Güler, bireyler arası mesafenin planlandığı mekanların sadece bugünün değil geleceğin standardı olacağının haberini veriyor.

Pleksi paneller ofis dekorasyonunda ön plana çıkacak

Ofislere dönüşün hız kazanmasıyla ofis içi güvenlik önlemlerine yönelik farklı çözüm ihtiyaçlarının doğduğunu belirten İbrahim Güler, pandeminin dekorasyon üzerindeki etkisi ve dikkat etmemiz gereken kriterler üzerine görüşlerini şu sözlerle aktarıyor: “Şeffaf pleksi paneller, artık ofislerde bir dekorasyon ögesi olarak daha sık karşımıza çıkıyor.  Çünkü pleksi paneller, ofislerin fiziki şartları bireyler arası mesafeyi koruyamadığı durumlarda izolasyon yaratma işlevi görüyor. Bunun dışında, pandemiyle beraber artan home office kavramı bireyler için olumlu ve olumsuz birçok parametreyi barındırıyor. Ev ve iş hayatının iç içe girdiği evden çalışma düzeninde, bu iki kavramı birbirinden ayırmanın önemi ortaya çıkıyor. Çalışma alanının evin geri kalanındaki dikkat dağıtıcı ögelerden izole edilmesi ve evin çalışma işlevinin etkisi ile ofisleştirilmemesi gerekiyor.”