Sorry, no posts matched your criteria.

Hümanist, enerjik, sağduyulu

Başarılı genç oyuncu Miray Daner, dünyayı büyük bir orkestraya benzeterek saygının önemine vurgu yaptı: Yanlış yerde giren, farklı eseri çalan, fazladan bir nota basan bir enstrüman nasıl ki müziğin ahengini bozar, eseri dinlenilemez kılarsa saygıyı yitiren toplumlar da dünyanın uyum ve ahenkli yaşama akışını öyle bozuyor…

Oyunculuğa 7 yaşında başladı. Genç yaşına rağmen hafızalara kazınan rolleri üstlendi. Dersimiz Atatürk’te Sabiha Gökçen’in küçüklüğünü canlandıran da oydu, Vatanım Sensin’de Hilal karakterine ruh veren de… Şimdi Ercüment Çözer – Saygı’da Helen ile karşımızda… Önceki nesillerin daha saygılı olduğunu belirten Daner, “Saygıyı yitiren bireyli toplumlar da dünyanın uyum ve ahenkli yaşama akışını bozuyor” diyor. Oyunculuktaki başarısı kadar güzelliği ile de hayranlık uyandıran genç oyuncu ile yeni dizisindeki rolünü, nelere tahammül edemediğini, karantinada neler yaptığını, en büyük korkusunu ve dahasını konuştuk… Söz, Miray Daner’de…

Röportaj Sercan Meriç
Fotoğraflar Jiyan Kızılboğa
Styling Boreal Brandlifting

Ercüment Çözer – Saygı’da canlandırdığın Helen karakterini bize anlatır mısın? 
Helen yalnız ve sevgisiz büyümüş bir genç kadın. Ailevi bağları çok zayıf. Bu sebeple kendi yolunu çizmeyi, dimdik ayakta durabilmeyi refleks haline getirmiş. Özgür bir ruh ve güçlü karakter. Hayata karşı içinde çok kırgınlık taşıyor. Birçok adaletsizliğe şahit olmuş, bu sebeple adalet duygusu çok gelişmiş ve çoğumuzdan farklı bir şekil almış. Kendine yeni bir yol çizmesine sebep olacak kötü bir olay yaşıyor, istismara uğramak üzereyken bir cinayet işliyor. Hayata karşı olan kırgınlığı artık yerini öfkeye bırakıyor. Hayatındaki eksik parçayı doldurduğunu düşündüğü ve tutkuyla bağlı olduğu Savaş ile birlikte kendi adalet arayışları için bir yolculuğa çıkıyorlar ve yolları bu noktadan sonra Ercüment Çözer ile kesişiyor.

Ercüment Çözer’in en önem verdiği konu saygı. Saygısızlığın dünyada had safhaya çıktığı bu dönemde senin için bu kavram ne ifade ediyor? 
Ercument Çözer’le birlikte Saygı’ya davet ve hatırlatma yaptığımız bir iş Saygı. Saygısızlık, vurdumduymazlık, benmerkezcilik maalesef dünyanın sorunu. Yetiştirilme tarzlarıyla temeli atılan bir kavram saygı bu sebeple bizden önceki nesiller bu konuda daha titiz, naif ve duyarlı. Daha küçük yaşlarda empatiyi, hümanizmi öğrettiğimiz bireyler daha saygılı. Ben kendi adıma kişisel alanım dışına taşmamak ve kişisel alanımın ihlal edilmemesi diye tarif edebilirim. Bu tarifi istediğiniz gibi minimize edebilir veya maksimum örnekleyebilirsiniz. Sokakta yere çöp atmak da kişisel alanınızın dışına taşmaktır. Sizi tanımayan birinin size laf edebilmesi de kişisel alanın ihlalidir. Dünyanın içinde bulundurduğu her yaşam formuyla büyük bir orkestra olduğunu varsayalım. Yanlış yerde giren, farklı eseri çalan, fazladan bir nota basan bir enstrüman nasıl ki müziğin ahengini bozar, eseri dinlenilemez kılarsa saygıyı yitiren bireyli toplumlar da dünyanın uyum ve ahenkli yaşama akışını öyle bozuyor işte.

Peki sana Nejat İşler, Erkan Can gibi ustalarla çalışmak nasıl bir tecrübe kattı? 
İkisine de ayrı ayrı hayranım. Yaptıkları işi aşkla yapan insanlar. Erkan Can ve Nejat İşler’le çalışmak keyifli olmanın yanında insani ve mesleki çok iyi öğretiler kattı bana.

Daha önce Hakan: Muhafız’da da rol almıştın. İkinci kez bir dijital platformda yayınlanan dizidesin. Avantajları neler dijitaldeki dizilerin? 
Hakan Muhafız’da konuk oyuncu olarak yer aldım. Bana göre dijital platformun en büyük avantajı daha özgür ve özgün senaryolar bu da oyuncuya daha geniş bir yelpaze açıyor.

BORAN’LA OYUNCULUK SINIRLARIMIZI ZORLUYORUZ

Vatanım Sensin’den sonra Boran Kuzum ile birlikte yeniden bir aradasınız. Fanlarınız özellikle bu durumdan çok memnun. Boran Kuzum ile birlikte rol almak nasıl bir duygu? 
Her şeyden önce Boran’ı çok seviyorum ve mesleki olarak çok başarılı buluyor, oyunculuğunu çok takdir ediyorum. Bunun yanı sıra daha önce çalışmış olmamızdan dolayı birbirimizin oyun alanlarına hakimiz ve bu durum çok güvende hissettiriyor. Olabilecek en iyi performansı yakalamak ve yansıtmak için birbirimizin sınırlarını zorlayabiliyor çok rahat paslaşabiliyoruz. Bu da benim açımdan çok büyük bir şans ve avantaj.

Kendini üç kelime ile nasıl tanımlarsın? 
Hümanist, enerjik, sağduyulu…

Röportajın devamını okumak için tıklayın