Dünyaca ünlü DJ’imiz Burak Yeter: Kalbimin sesine çok yakınım
2016 yılında yayınladığı Tuesday ile fitili ateşleyip La Casa Del Papel film müziği My Life is Going On ile ortalığı yakan DJ Burak Yeter “Bir şarkıyı düzenlerken onun geleceğini görebiliyorum. Her biten şarkım bir sonrakinin başlangıcı oluyor” diyor.
Bu ayın bol ritmli ve enerjik konuğu Burak Yeter dünyanın en iyi 100 DJ’i arasında gösterilerek göğsümüzü kabarttı. DJ’liğin kitabını da yazan Yeter, açtığı okulda bugüne kadar 4 bine yakın sertifikalı DJ yetiştirdi. Başarı çıtasını her yıl yükselten Yeter, Türkiye’de rap ile başladığı müzik serüvenini, yeni proje ve sürprizlerini bizimle paylaştı. Samimi sohbeti okurken tavsiyemiz, bir Burak Yeter parçası açıp kulaklığınızın sesini biraz yükseltmeniz…
Moda Editörü: Rana Demir
Fotoğraf: Numan Alkan
Saç&Makyaj: Beliz Kılıçarslan

DJ’lik serüveniniz başlarken kimlerden ilham aldınız?
DJ’liğe ilgim çok ufak yaşlarda başladı. O dönemlerde Funk Master Flash ve Grand Master Flash bana çok ilham vermişti. Daha sonra, Frankie Knuckles sayesinde House müziği keşfettim. Bu isimler halen günümüzde bu işin duayenleri olarak kabul edilmektedir.
PROJELERİMİ BİR TAKVİME GÖRE YAYINLARIM
Birçok hit şarkının remix’ine imza attınız. Yurtdışında çok tanınan müzik insanımız yok ama siz çok tanınıyorsunuz. Bunu başarmanın sırrı nedir?
Açıkçası 2014 yılında ‘New World’ adı altında yeni bir sayfa açtım. Tamamen dünyaya hitap edecek bir albüm yapmaya başladım. G-Unit grubundan tanıdığımız Hot Rod ile ‘Mr International’ adında ilk single şarkımı çıkardım. Daha sonra da Truth Hurts ve Mandengo ile ‘Everybody’ isimli single şarkımı çıkardım. Her şarkının çıktığı gün benim için bir sonraki şarkının başlangıcı oldu. Bu sayede yayınlarımı hiç geciktirmedim. Hatta bir dönem artık 2 veya 3 şarkının yayın dönemlerine geldim. Hepsini sırasıyla yayınlamak için sabırsızlanıyordum. Başarımdaki en büyük sır, müzik yaparken bir proje daha bitmeden başka bir projeye geçmiyorum. Bu da beni başarıya yöneltiyor. Yani prensip olarak takvim yapmanız gerekmektedir. Buna bağlı olarak her şey zamanı geldiğinde gerçekleşebiliyor.
Son yıllarda rap oldukça revaçta. Sizin rap müzik ile kurduğunuz ilişki nedir ve ürettiğiniz müziğe ne gibi katkıları oldu?
Ben Türkiye’de bu işe rap ile başladım. Şu an rap müziğinin geldiği nokta ile bugünün tek ilişkisi şudur; Dünya soundları her 10 yılda bir tekrarlanır. Bundan tam 10 yıl önce de rap çok iyiydi Türkiye’de. Hatta o dönem Tatbikat adında bir rap grubumuz vardı. Ben rapçilerin altyapılarını düzenlerdim ve partilerde müzik yapardım. Aynı zamanda Antalya’da Uluslararası Antalya Hip Hop festivalleri düzenledik. Aklınıza gelecek birçok ismi orada ağırlamıştık. Ceza, Killa Hakan, EkoFresh, Fuat, Azra, Summer Cem, Efsun, Emir, Lewo, Nefret, Buldozer gibi çok önemli isimlere sahne sağladık. Bir dönem Ceza ile Türkiye turnesine çıktım. O dönemlerde rap ile çok yakından ilgiliydim. Hatta o dönemlerde yaptığımız festivallere destek vermek için içeri girerken ikişer bilet alan iki İzmirli rapçi vardı. Bunlardan birisi Ben Fero’dur.

Türkçe şarkıya remix yapmak ile yabancı şarkıya remix yapmak arasında nasıl bir fark var?
Türkçe şarkılardaki remix’lerde belli bir kalıp var. Yani soundun çok fazla dışına çıkamıyorsunuz. Türkiye’de insanların sevdiği sounda göre hareket etmeniz gerekiyor. Yoksa Türkiye’de bu iş kötü remix olarak adlandırılıyor. Aslında kötü remix diye bir şey olmamalı ya da çok az bir ihtimal veriyorum. Çünkü her prodüktörün şarkıyı görme biçimi ile kafasında gördüğü resim yapma biçimi farklıdır.
DİNLEYİCİSİ VARSA FENOMENDEN DE DJ OLUR
Birçok sosyal medya fenomeninin çeşitli kulüplerde DJ’lik yaptığına dair reklamlar görüyoruz. Bunu usta bir DJ olarak nasıl değerlendiriyorsunuz?
Açıkçası ben eğlenceye karşı bir insan değilim. Bu yüzden eğer bir dinleyici kitlesi oluşabilecek kadar ortam var ise bu tür etkinliklerin olmaması için bir eleştirim olmaz. Sadece o insanları dinlemeye giden kitlenin hoşgörüsü ile orantılı olduğunu düşünüyorum.

YARIŞMA SONRASI HAYATIM MÜZİK OLDU
Kariyerinizdeki dönüm noktasını öğrenebilir miyiz? O an neler hissetmiştiniz?
2014 MTV Burn DJ’lik yarışmasında Türkiye 1’incisi oldum. O dönemde Miller Master DJ’lik yarışmasında turnedeydim ve turneyi yarıda bırakarak diğer yarışmaya katılmaya karar verdim. Bu açıkçası bir riskti. Yani zaten hali hazırda bir yarışmada ödül almışken 2. yarışmaya turneyi yarıda bırakıp gitmek benim için dönüm noktasıydı. Hiç unutmam Balıkesir’de bir otel odasında turnedeki menajere bu olaydan bahsettim. MTV Burn için elemeleri geçtiğimizi söyledim. Bana söylediği şey şuydu: Burak kapı orada ben seni görmedim duymadım. O müdürün o anki hareketi benim hayatımı değiştirdi. İzin vermeseydi kesinlikle o yarışmada olmayacaktım. Bu tür konularda kalbimin sesine çok yakınım. Bana gitmem gerektiğini söyledi. Turneyi yarıda bırakıp yarışmaya katılmak için İstanbul’a gelmiştim. Sirkeci Hammam’da yapılan yarışmada Esra Oflaz o dönem MTV Turkiye’nin başındaydı. Ayrıca enerji içeceği Burn de sponsor olmuştu. Yarışmada ilk olarak ön elemeleri geçtim. Sonra ilk 10’a kaldım. Aynı gece tekrar yarışma düzenlendi ve herkese 2 dakika süre tanındı. Bu aşamada çok farklı şeyler geldi aklıma. Bir yandan Hip-Hop tecrübemi de plaklarıma yansıttım ve bir mucize olarak adlandırdığım 560 DJ arasında o gece 1’inci seçildim. Dream TV’de canlı yayına katıldım. O gece canlı yayında çok doluydum çünkü turneyi yarıda bıraktığım arkadaşlarımın beni heyecanla izlediklerini düşündüm. O günden sonra hayatımda birçok şey değişti. Müziğe daha çok yatırım yaptım. Kısacası tüm hayatım müzik oldu.
Türkiye’de DJ olmanın zorluklarına dair neler söylersiniz? Doğru bilinen yanlışlar nedir?
Türkiye’de DJ’liğin ciddi bir altyapısı yok. Yani halen DJ’lerin ne yaptığını anlamayan kitle maalesef ki çok. Ancak bu konuda açtığım DJ okulları sayesinde bu işin ince ayrıntılarını öğretmeye başladık. Şimdiye kadar 4 bine yakın sertifikalı öğrenci yetiştirdik. Bu sayede öğrencilerimiz en doğru yoldan DJ’liği öğrenmiş oldular. Açıkçası klasik bir deyim vardır. Keman eğitimi aldığınız hoca çok önemlidir. Tutuş ve durum bakımından geriye dönmeniz zor olabiliyor. DJ’likte de bu şekildedir. Bu işi en doğru biçimde öğrenmeniz gerekiyor. Aynı zamanda DJ’lik üzerine bir kitap yazdım ve bunu eğitimlerde öğrencilerimize hediye ediyoruz.
Klasik müzikte çok önemli bir yeri olan Rus Beşleri’nden ilhamla Türk Beşleri oluşturuldu. Ancak Batı müziğinde onlar kadar güçlü bir yer edinemedi. Batı müziği ile Türk müziği arasındaki fark sizce nedir?
Akorlarımız farklı ancak ben burada asıl noktanın prodüksiyon olduğunu vurgulamak istiyorum. Çünkü prodüksiyon çok önemli bir unsurdur. Açıkçası şarkının hangi dilde olduğunun bir önemi yoktur. Bazen kulüplerde Almanca, Rusça ve hatta Arapça şarkılar çalınabiliyor ve insanlar dans etmeye devam ediyorlar. Burada prodüksiyon çok önemlidir. Aynı zamanda prodüktörlere çok önemli görevler düşüyor.

TOMORROWLAND HER DJ’İN SAHNE ALMAK İSTEDİĞİ YER
Hayatınızdaki en önemli canlı performans hangisiydi size göre?
Benim için kesinlikle Tomorrowland idi. Hayatımdaki en güzel günlerden biridir. Sahnede gitar çalmıştım ve Tomorrowland’in dergisine kapak olmuştum. O tür organizasyonlarda genelde sadece DJ’ler çalar, yani farklı bir enstrüman göremeyebilirsiniz. Ancak gitar ile sahnede adeta devleştiğimi hissettim. Muhteşem bir organizasyondur Tomorrowland. Her DJ’in sahne almak istediği alandır. Zaten bununla alakalı YouTube’da çok güzel bir video yaptık. İzlemenizi tavsiye ederim.
Ajda Pekkan’ın Oyalama Beni şarkısına yaptığınız remix hala çok özel. Kariyerinizde nasıl bir önemi var?
Ajda Hanım benim gözümdeki en iyi süperstardır. Kendisi ile Turkcell Kuruçeşme Arena’da 2 vincin üzerinde konser vermiştik. Uykusuz Her Gece, Yaz Yaz ve Oyalama Beni şarkılarını binlerce kişiye seslendirmiştik. Muhteşem bir konserdi. Oyalama Beni o dönem birçok sanatçının repertuarına girmişti. Tabi ki benim versiyonumla. Gittiğimiz her canlı müzik sahnelerinde bir DJ’in şarkısını duyabiliyorduk. Bu bir dönemin başlangıcı oldu Türkiye’de. Özellikle de ‘feat’ kelimesinin.
Dünyaca ünlü İngiliz şarkıcı Dua Lipa ile bir çalışma hazırlığındasınız. Nasıl kesişti yollarınız ve bu projeden biraz bahseder misiniz?
Dua Lipa gerçekten çok başarılı bulduğum bir müzisyen. Şarkıları, duruşu ve showları ile gündemde kalmayı başarabiliyor. Kendisi ile aynı şirketteyiz. Ben, Ed Sheeran ve Dua Lipa ile 2015 yılında aynı anda Warner Müzik’ten release yapmıştık. Şu an yeni bir şarkı hazırlıyoruz. Şarkı yazarları üzerine yoğunlaşmaya başladık. Kısa sürede şarkımızı tamamlayacağız.
Röportajın devamını okumak için tıklayın…
