Sorry, no posts matched your criteria.

Baharat kokulu cennet adası: Zanzibar

Hint Okyanusu’nun kıyısında, turkuaz renkli suları, bembeyaz kumlara sahip baharat kokulu, kendinizi cennetin bir parçasında gibi hissedeceğiniz 40 adadan oluşan büyülü bir ada Zanzibar. Aynı zamanda zengin bir tarihi ve kültürel mirasa sahip bu cennet adanın bilinmeyenlerini keşfe hazır mısınız?

Hazırlayan: Nursen Şenyurt

Şiraz’dan gelen İranlı göçmenlerin kurduğu bu muhteşem ada, ismini ‘zencilerin sahili’ anlamındaki Farsça ‘zangi bar’dan alıyor. 1503 – 1698 yılları arasında Portekiz hakimiyetinde kalan ada, 1698 yılında Umman Sultanlığı denetimindeydi.
Sultan Said Muscad, Umman’dan hanedanıyla birlikte buraya gelerek Stone Town’u başkent yaptı. Bu süre zarfında Stone Town ticarette oldukça ilerledi. Özellikle baharat ve köle ticaretindeki ünü dünyaya yayıldı. 1873 yılında kölelik kaldırıldı ve 1896 yılında dünyanın en kısa süren savaşı burada yaşanarak (38 saat) Zanzibar İngilizlerin himayesi altına girdi. 1964 yılında ise halk ayaklanması sonucu Zanzibar, İngiliz sömürgesinden kurtulup bağımsızlığına kavuştu. Bugün Zanzibar, Tanzanya’ya bağlı yarı özerk bir yapıya sahip.

Freddie Mercury’nin doğduğu ada

Zanzibar’a Türkiye’den yaklaşık 8 saatlik bir uçuşla ulaşabilirsiniz. Kapı vizesi ya da online alacağınız vize yeterli. Zanzibar Adası’nı ilk olarak Stone Town’dan keşfe başlayabilirsiniz. Adanın başkenti Stone Town, 2000 yılında UNESCO Dünya Miras
Listesi’ne alındı. Yüzde 95’i Müslüman, yüzde 5’i Hıristiyan ve Hindu olan halk inançlarını özgürce yerine getirebiliyor. Stone Town’da olmazsa olmaz gezilecek yerler arasında efsane müzisyen Freddie Mercury’nin doğduğu ve ölümünün ardından müze haline getirilen evi yer alıyor. Yarım gün gibi bir sürede rahatlıkla gezebileceğiniz Stone Town’un dar ve adeta labirente
benzeyen sokaklarında kaybolsanız dahi, 3 tarafı plajlarla çevrili olduğu için tekrar deniz kenarına çıkarak gezinize kaldığınız noktadan kolaylıkla devam edebilirsiniz.

Baharat parkı

Bitkilerin kendi yetişme ortamlarını gözlemlemek ve aromalarını teneffüs ederek Favuna ve Flora’yı keşfetmek için Baharat Parkı’na mutlaka gidin. Park girişinde bulunan rehberler ile gezebileceğiniz bölgede tadım yapabilir, toplanan meyveleri
tur sonunda afiyetle yiyebilirsiniz.

Zanzibar kapıları

Zanzibar kapıları Stone Town’un dar sokaklarında kayboldukça özenle oyulmuş Zanzibar kapılarının dikkatinizi çekmemesi imkansız. Dayanıklı ve kolay işlemesinden dolayı tik ağacından yapılan kapılar, ev sahiplerinin sosyal statüsüne ve mesleğine dair ipuçları veriyor.

Restaurant on the Rock

Neredeyse Zanzibar’ın simgesi haline gelmiş görülmeye değer bir yer. Michanwi Pingwe plajının sahilinde kısa bir mesafe yürüyerek ya da kayık ile geçebilirsiniz. Sadece önünde fotoğraf çektirebilir ya da önceden rezervasyon ile bu deniz üzerinde bulunan restoranda yemek yiyebilirsiniz.

Prison Island

Changuu olarak geçse de turistler tarafından daha çok Prison Island olarak biliniyor. Prison Adası, Stone Town’dan yaklaşık 6 km açıkta yer alıyor. 1860’larda asi köleler için hapishane olarak kullanılmış bir ada. Sahilde bekleyen motorlu sandallarla 20 dakikalık yolculuk sonunda adaya geçebilirsiniz. Prison Adası her ne kadar çok ufak olsa da burada yapılacak birçok şey var. Adanın meşhur 200 yaşında dev kaplumbağalarını görüp besleyebilir, turkuaz rengindeki okyanusun tadını çıkarabilir ve adaya adını veren hapishaneyi ziyaret edebilirsiniz.

Jozani Chewaka Ormanı

Adaya özgün, sırt kürkleri kızıl olan Kızıl Colobus maymunlarını görmek mutlaka yapılması gereken etkinlikler arasında. Maymunların vejeteryan olduklarını belirtmeliyim. Adaya özgü ve koruma altındaki az sayıdaki bu maymun çok uzun kuyrukları, aşırı çeviklikleri ve zekalarıyla ünlü.

Masai Kabilesi

Masailer, çift kişilikli bir tek tanrıya inanıyor. Bu yöresel Afrika dinindeki Enkai isimli tanrı aynı anda hem iyiliği hem de kötülüğü temsil ediyor. Siyah renk, Enkai’nin iyi tarafını, kırmızı renk ise kötü tarafını temsil ediyor. Bu sebeple, kırmızı ve siyah kabile üyeleri için son derece önemli. Buna bağlı olarak çoğunlukla kırmızı ve siyah renkli kıyafetler giyiyorlar. Bu yerel kıyafetlere ise ‘Shuka’ adı veriliyor. Öte yandan Shuklar, Masailer için oldukça önemli bir geçim kaynağı. Çünkü Masailer bu
özel kıyafetleri satarak para kazanıyor. Masai kabilesinin simgelerini taşıyan kolye ve bilekliklerini alarak şehre dönüşte kıyafetleriniz ile beraber kullanarak dikkat çekici farklılıklar yaratabilirsiniz.

Cenote’de yüzme molası

Bir yer altı mağarasının çatısı çöktüğünde oluşan derin su dolu bir çukurlara cenote deniyor. Doğal kaynak sularından ve
okyanustan sızan sulardan beslenen cenote’lerde çok eskiden kutsal törenler yapıldığı biliniyor. Adanın güney kısmında yer alan ve üzerinde özel bir işletmeye ait olan cenote’de yüzmenin içinizi ürperten heyecanını yaşamalısınız.