‘Çocuklara deli oluyorum’
Yeni dizisiyle ilk kez anne rolünde izleyeceğimiz oyuncu Hande Doğandemir evlilikle ilgili şimdilik bir planının olmadığını söylüyor ve ekliyor: Çocuklara deli oluyorum ve zamanı geldiğinde “Bu dünyaya çocuk getirmek iyi bir fikir mi” diye arada sorsam da bunu yaşamayı ben de istiyorum.

Röportaj: Mukaddes Kaya
Fotoğraflar: Mesut Yılmaz
Styling: Ces’t la vie
Video: Yuşa Ebrar Dursunoğlu
Saç: Mertcan Pekgüzel
Makyaj: Hamiyet Akpınar
Fotoğrafçı asistanı: Mustafa Berber
Mekan: Hotel Des Art
Duru ve doğal güzelliğiyle nefes kesici bir aktris. Kalemle çizilmiş gibi yüz hatları ve bir o kadar da sevimli halleriyle sıcak, içten, gönülden ve tamamen gerçek bir kadın. Oyunculuk için yaratılmış bu kesin. Güzel ve net konuşması, doğal güzelliği ve sakin yaşamıyla örnek olan kadın oyunculardan biri. ‘Annemizi Saklarken’ dizisiyle ekranlara dönen Hande Doğandemir’le Re Touch Mag’e özel keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Oyunculukla tanışma anın nasıl olmuştu, oyunculuk senin için bir seçim miydi?
O zamanlar bir TV kanalında kamera arkasında çalışıyordum. Bir şekilde hayat beni oyunculukla tanıştırdı, o noktada bir seçim yapmam gerekti ve şimdi buradayım.
Sosyoloji ve iletişim sosyolojisi okumak oyunculuğuna nasıl bir katkı sağladı?
Bunu her sorulduğunda söylüyorum. Hayatımın her alanında çok büyük faydasını gördüm. Yaşadığın toplumu anlayabilmek, çözebilmek daha analitik bir yerden yaklaşabilmek adına bana inanılmaz katkı sağladı. Ayrıca benim için sosyoloji ve oyunculuğun ortak noktası ‘gözlem’ oldu.
Sunuculuk geçmişin var, güzel konuşmak, doğru konuşmak bir oyuncu için çok önemli tabii ki, sence doğru konuşmanın püf noktaları nedir?
Sanırım sadece eğitim diyebilirim. Ben mesleğimin yanında çok keyif alarak yapıyorum sunuculuğu da. Püf noktası da açıkçası aldığım eğitimlerle pekiştirmek diyelim.

Kamera arkası mı, kamera önü mü seni daha çok cezbediyor? Her iki tarafı da deneyimlemiş biri olarak, arasındaki farklar neler?
İkisinin de tadı, zevki, kattığı deneyimler bambaşka. İşin mutfağında olmayı çok seviyorum. Hala çok ilgimi çekiyor, bir gün tekrar bir noktada kamera arkasında da yer alabilirim. Ayrıca oradan geçmenin oyunculuk açısından birçok konuda bana çok faydası oldu. Deneyim kazandım, bilinçlendim ve bu mesleği her açıdan görmeyi öğrendim.
Sevdiğin bir kitap cümlesi ve şiir dizesi hangisi, sürekli aklında tuttuğun, tekrarladığın?
“Yok öyle umutları yitirip karanlıkta savrulmak. Unutma; aynı gökyüzü altında, bir direniştir yaşamak” Nâzım Hikmet. Özellikle son zamanlarda umutlu olmaya ihtiyacımız olan anlarda hatırlatıyorum kendime.
İlk rolünü ve ilk heyecanını hatırlıyor musun, ne olmuştu o anda?
Hatırlıyorum, ilk defa kameranın önüne geçmiştim. Hiçbir deneyimim yoktu. Biraz tesadüfler beni oraya getirmişti. Her anlamda zordu benim için. Ama sonrasında ne yapmak istediğimi daha iyi anlamıştım.

HER ŞEYİYLE İÇİME SİNEN BİR PROJE OLDU
Star TV’de yeni başlayan diziniz ‘Annemizi Saklarken’ nasıl bir proje oldu, projeye nasıl dahil oldun?
Her şeyiyle içime sinen, tüm taşların yerine oturduğunu hissettiğim bir proje oldu. Uzun zamandır böyle hissetmemiştim. İnsanı çok heyecanlandıran, motive eden ve güvende hissettiren bir duygu. ‘Handan’ gibi bir kadın ve anne figürünü daha önce izlememiştik. Onu hayata geçirmek büyük bir şans benim için. Çocuk yaşta anne olmuş Handan’a yeri gelecek kızacağız, yeri gelecek hak vereceğiz. Onun hikayesini anlatmak için sabırsızlanıyorum. Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı, annelik kavramını, “Herkes anne olabilir mi” sorularını sordurtan bir hikaye.
Dizide Kutsi ile partner oldunuz, nasıl bir uyum yakaladınız sizce?
İlk işimden bahsetmişken Kutsi de o ilk işimdeki ilk partnerim. Kendisi harika bir insan ve şahane bir partnerdir. İşine çok saygı duyar ve setteki herkesin mutluluğu için çabalar. Biz birbirimize 10 yıl sonra kaldığımız yerden uyum sağlamaya devam ediyoruz ve bu noktada hiç zorlanmadık.

Dizide Handan rolü ile karşımızdasın, 3 çocuğun var. Gerçek hayatta henüz çocuğun yok. Planların arasında evlilik ve çocuk var mı?
İlk defa böyle bir roldeyim. Normalde anne rollerine sıcak bakmıyordum ama Handan çok genç ve çok başka bir anne. O yüzden beni çok heyecanlandırdı. Bana gelince çocuklara deli oluyorum ve tabi ki zamanı geldiğinde “Bu dünyaya çocuk getirmek iyi bir fikir mi” diye arada sorsam da bunu yaşamayı ben de istiyorum.
Aşk nasıl bir duygu, sence aşk var mı?
Tabi ki var ama zamanla insanın kendi içinde anlamı değişiyor. Benim için de öyle oldu, olgunlaştı bu duygu. Daha zor bulunup daha sindirerek yaşanıyor, yaşla ve deneyimlerle ilgili sanırım.
