Sabrettim, vazgeçmedim ve başardım
Gökçe Eyüboğlu, en büyük hayali olan oyunculuğa ulaşmak için önce ‘altın bilezik’ dediği üniversitede başka bir alandan mezun olduğunu ve çalışırken de her kuruşunu eğitimlere harcadığını söylüyor ve ekliyor: Hayatta hiçbir şeyi oyuncu olmak kadar istemedim. Kolay olmadı, vazgeçmedim ve sabrettim.

Röportaj: Vildan Uygunoğlu
Fotoğraf: Baran Altındağ
Styling: Seda Solmaz
Yeni sezonda merakla beklenen Evlilik Hakkında Her Şey dizisinin Sanem’i Gökçe Eyüboğlu, hayata karşı zarif ama güçlü duruşuyla örnek olacak bir profile sahip. Sempatik, azimli ve disiplinli hali insana enerji veriyor. Güzel oyuncuya kariyer, evlilik, moda, pandemi, kısaca hayata dair merak ettiklerimizi sorduk, birlikte samimi bir sohbete imza attık.
Gökçe Eyüboğlu’nu kısaca tanısak? Nelerden hoşlanır, nelerden nefret eder?
İnsan kendini nasıl anlatabilir ki… Ben de hala kendimi tanımaya çalışıyorum. Her deneyimle kendimle ilgili yeni bir şey öğreniyorum. Arkadaşlarım, ailem, oyunculuk, seyahat etmek, kitaplar kıymetlilerim. Nefret kelimesini kullanmayı sevmem ama şiddetin her türlüsü, ayrımcılık ve insan hakları ihlalleri ise her şekilde net olarak karşısında olacağım durumlar.
Yeni diziniz Evlilik Hakkında Her Şey hayırlı olsun. Diziye dahil olma süreciniz nasıl gelişti?
Bu sene güzeldi benim için. Çok güzel senaryolar okudum ve en çok sevdiklerimden biri olmuştu Evlilik Hakkında Her şey. Sanem’i de çok sevdim. Doğrularıyla, yanlışlarıyla çok gerçek ve eğlenceli biri bence Sanem. Oyuncu olarak bana çok şey öğreteceğini düşünüyorum Sanem’in travmalarının… Sumru Yavrucuk’la anne-kızı oynamanın da büyük bir ayrıcalık olduğunu düşünüyorum elbette.
Ülkece dizi uyarlamalarında genelde başarılıyız. The Split uyarlaması Evlilik Hakkında Her Şey sizce nasıl olacak? İzleyiciyi neler bekliyor?
Ben The Split’in ilk sezonunu seyrettim. Açıkçası bizim hikayemizin daha renkli olduğunu düşünüyorum. Belli vakalarımız olacak tabi ki ama bir yandan karakterlerin her birinin hikayelerinin açılmasıyla hikayemizin daha çok sevileceğini ümit ediyorum. Bence bizde kötü karakter yok. Hataları olan insanlar var. Yani hepimiz gibi… Gerçek insanlar… Spoiler vermemek adına sanırım daha fazla yorum yapamayacağım.

KLEPTOMANİ ÜZERİNE ÇALIŞTIM
Sanem nasıl bir karakter? Role nasıl hazırlandınız?
Çok katmanlı. Travmalarını bir kutuya kapatmış, kilitlemiş. Varlıklarının farkında ama yüzleşmemeyi seçmiş. Yüzleşmeler ona göre değil. Mücadele yöntemi farklı. Asi ve kural tanımaz olduğunu düşünüyorum. Sorunları olduğu için asilikle birleşen şeyler yapıyor. Bence yaralı bir küçük kız çocuğu Sanem ama öyle görünmemek için de elinden geleni yapıyor. Seçimlerinin doğruluğunu tartışabiliriz ama bu gerçek olduğunu değiştirmiyor. Biraz kleptomani üzerine çalıştım. Nedenleri, süreç, çalma atakları hakkında veri toplamak bana karakterim hakkında senaryoda ya da karakter analizinde olmayan bilgileri de sağladı. Henüz başındayım Sanem’in, yeni bölümler geldikçe ben de sizle beraber daha çok tanıyacak ve anlayacağım. Umarım hakkını vererek anlatabilirim.
Evlilik Hakkında Her Şey setinde nasıl bir ortam var? Sumru Yavrucuk gibi başarılı bir isimle çalışmak nasıl bir duygu?
Bence ben bu konuda şanslı bir oyuncuyum. Ustalarla karşılıklı oynama fırsatı buldum her işimde. Umarım bundan sonrası da böyle olur. Ekipteki tüm arkadaşlarıma bayılıyorum. Sadece iyi oyuncularla değil iyi insanlarla bir aradayım. Sumru Hanım’ın inanılmaz bir enerjisi var. (Hanım dedim diye yine kızacak bana. Bizleri yükseltiyor. Onunla karşılıklı oynarken çok şey öğreneceğim kesin.

Malum pandemi nedeniyle dizi ve film sektörü de bir dönem durdu. Normalleşme döneminde setlerde neler değişti? Gözlemleriniz neler oldu?
Hepimiz aşılarımızı yaptırdık ve düzenli olarak PCR testi yapılıyor. Ekip mutlaka maskeli oluyor. Ayrıca gerçekten hijyene çok önem veriliyor. Tüm ekip arkadaşlarımın kişisel hayatlarında da aynı özeni gösterdiklerine şahit oluyorum. Bu bana gerçekten çok güven veriyor. Dilerim Covid vakasına maruz kalmadan güzel bir sezon geçiririz.
Kamu Yönetimi mezunusunuz, birbirinden çok ayrı iki alan. Oyunculuğa nasıl geçiş yaptınız? Bu köklü karara ne sebep oldu?
Aslında bir anda vermedim bu kararı ben. Kendimi bildim bileli oyuncu olmak istiyordum. Ama malum çoğu arkadaşımın başına gelen gibi önce altın bileziğimi koluma takmam ve oyunculuğu hobi olarak yapmam gerekiyordu. Ben de üniversiteyi bitirdikten sonra hemen çalışmaya ve oyunculuk kursları için para biriktirmeye başladım. Kazandığım her kuruşu da bu yolda kendime yatırım yaparak kullandım. Kolay olmadı açıkçası, bir anda da olmadı. Sanırım benim yaptığım en önemli şey vazgeçmemek oldu. Sabrettim! Eğitimlerime devam ettim. Sonra yavaş yavaş seslendirme, tiyatro derken diziler gelmeye başladı. Motivasyonumu, öz güvenimi kaybettiğim, kendime olan inancımı yitirdiğim çok zaman oldu. Ama çok istedim. Sanırım hayatta hiçbir şeyi bu kadar istemedim ben. Dilerim bundan sonrası da bu keyifle gider.
Röportajın devamını okumak için tıklayın…
