Sorry, no posts matched your criteria.

Etroallegories koleksiyonu görücüye çıktı

Messina kentindeki eski bir kitapçıda tesadüfen bulunan ve anonim alegori tasvirlerini bir araya getiren bir kitabın, günümüzle ve özellikle de moda yaratımıyla nasıl bir ilişkisi olabilir?

Marco De Vincenzo, doğduğu şehri ziyaret ederken şans eseri Cesare Ripa’nın İkonoloji adlı kitabına rastladı: Farklı simgeleri tasvir eden alegorik imgelerle dolu bir on yedinci yüzyıl repertuarı. Bu karşılaşma, ezoterik gizemler ve gizli anlamlarla dolu eğlenceli temsiller arasında yapılacak dolambaçlı bir yolculuğun tetikleyicisi oldu. Geçmişten gelen ama hızla günümüze ulaşan bir rotaydı bu.

Yüzeysel bakıldığında alegoriler, başka bir çağın kalıntıları gibi görünür. Oysa alegoriler, kavramları ifade etmek için figürleri kullanıyorsa, “meme”ler, “GIF”er ve hatta TikTok videoları, imgelerin başka bir şey söylemesine izin vermenin ya da düşünceleri sözel olmayan yollarla iletmenin yolları değil de nedir? Peki, bir kombini oluşturmak, aynı zamanda resim yapmaya iletişimsel güçler yükleyen alegorik bir eylem değil midir?

Yeni Etro koleksiyonu, işte bu sezgisel, bilimsellikten uzak düşünceyle ortaya çıktı. Rahatlığın ve ciddiyetin iç içe geçtiği koleksiyon, vücuda neredeyse hiç dokunmayan akıcı şekiller ve karışık ya da eşleştirilmiş ritmik desenlerden oluşuyor. Geniş blazer ceketler, bermudalar, tulumlar, tüylü süveter ve kazaklar, futbolcu formalarını andıran tişörtleri; uzun hırkalar ve paltoya dönüşen kalın battaniyelerle kombinliyor.

Augurio Buono, Bellezza, Eternità, Lussuria, Tenacità’nın alegorik imgeleri, ışıltılı dokunuşlar arasında, baskılar veya jakarlar olarak karşımıza çıkıyor. Ciddiyet ve neşe, aksesuarları da etkiliyor: Hiper-vulkanize “wallabee” ayakkabılar, kare burunlu “doll” ayakkabılar, Intarsia çantalar…

Alegori, sonuç olarak sembolizmdir, ancak aynı zamanda bir şeyin mecazi bir şekilde ele alınmasıdır ki bu da aslında modanın gündelik hayatta yaptığı şey: İnandırmak.