Sorry, no posts matched your criteria.

Kaan Yıldırım: Geçmişi daha gizemli, geleceği kaotik buluyorum

Ajanlıktan dervişe her başarılı rolüyle adeta zamanda yolculuk yaptıran yakışıklı oyuncu Kaan Yıldırım, fırsatı olsa geçmişte yaşamayı tercih edebileceğini söylüyor ve ekliyor: Geçmişi daha gizemli ve sakin buluyorum. Gelecek bana daha kaotik geliyor.

Röportaj: Mukaddes Kaya
Fotoğraflar: Onur Demirdağ
Styling: Eylem Yıldız
Video: Yuşa Ebrar Dursunoğlu
Saç: Akın Ünal
Makyaj: Serhat Şen
Fotoğrafçı asistanı: İlker Genç
Styling asistanı: İrem Sönmezer
Saç asistanı: Görkem Gürer 
Mekan: Intercity İstanbul Park

Çok karizmatik bir oyuncu. Sakin, anlamlı ve güven veren bakışları ile çevresini anında etkisi altına alan bir adam. Yakışıklılığı oldukça sıra dışı ve çok farklı. Oyunculukta denemeleri seven, değişik rolleri ustalıkla canlandıran bir aktör. Ünlü olmak pek tercih ettiği bir durum değil, daha kapalı ve özgün bir hayatı var. Sözün özü; kültürlü, bilgili, kibar, çok yetenekli, centilmen ve oldukça yakışıklı bir aktör. Oyunculuğu meslek olarak seçmiş ve gerçekten bu iş için yaratılmış en başarılı ve sevilen jönlerimizden Kaan Yıldırım, tüm karizmasıyla bu ayın erkek kapağını süslerken keyifli sohbetiyle de bizi bizden alıyor.

Başka bir eğitim alıp oyuncu olmaya nereden ve nasıl başladın, neden oyunculuğu seçtin?

Oyunculuk küçüklüğümden beri deneyimlemek istediğim bir meslekti. 25 yaşında bir kırılma noktası yaşadım ve hayat rotamı değiştirdim. Yaklaşık 2 sene eğitim gördüm ve deneme çekimlerine girmeye başladım. ‘Kayıp’ dizisi ile yolculuğum başladı. Geriye dönüp baktığımda “İyi ki” diyorum. İnsanın ne istediğini bulması ve onun için harekete geçmesi kendi için yapabileceği en güzel şey.

Oyuncu olmak bir seçim midir, bir meslek midir, bir yaşam biçimi midir?

Bir meslektir. O mesleği seçtiğin için ayrıca bir seçimdir doğal olarak. Yaşam biçimi ise iddialı bir tanım olur gibi hissettirdi bana.

Seni kitlelere tanıtan ilk rolün neydi, var mı bize anlatacağım bir anekdot?

‘Ulan İstanbul’ dizisi benim tanındığım iş oldu. Anekdot demeyelim ama çok keyifle çalıştığım ve mutlu hatırladığım işlerimden bir tanesidir. Birbirini çok seven bir ekiptik. Kendime çok şey kattığım bir iş olduğunu düşünüyorum.

Ters köşe bir rol oynamak istiyor musun, kafanda var mı çok farklı oynamak istediğin bir rol?

İllaki şunu oynamalıyım gibi bir düşüncem yok. Altı dolu, iyi yazılmış, beni heyecanlandıran her karakteri oynayabilirim. Dikkat ettiğim tek şey, bir önceki projemden farklı dünyası olan işleri ve karakterleri seçmek.

Tiyatro yapmayı düşünüyor musun?

Seveceğim, içime sinen bir oyun ve ekiple tabii ki. Sahne bambaşka bir deneyim. Seyircinin karşısında olmak çok heyecan verici olur diye düşünüyorum. Çok yakın bir zamanda planım yok ancak heyecan verici bir metin olursa neden olmasın.

YAZMAK RUHUMA İYİ GELİYOR

Yapımcı kimliğin de var, yönetmenlik ve hatta senaryo yazma gibi bir özelliğin de var mı?

Senaryo yazmanın ve bir hikaye yaratmanın kolay bir iş olduğunu düşünmüyorum. Çok okumak, çok egzersiz yapmış olmak ve en önemlisi bu konuda yetenekli olmak gerekir. Böyle bir yeteneğim var mı bilmiyorum. Bazen bir şeyler karalamaya çalışıyorum. Bir sonuca bağlanması için değil, yazma hali iyi geliyor. Özellikle sıkıştığım bazı zamanlarda yazıyorum. Ruhuma iyi geliyor. Yönetmenlik ise mutlaka tecrübe etmek istediğim bir alan. Her şey zamanını bekler, demlenmiş hissettiğim zaman yapacağımı düşünüyorum.

Röportajın devamını okumak için tıklayın…