Sorry, no posts matched your criteria.

Yazdıklarım kalbimden kendime selam vermek gibiydi

Yeni kitabı ‘Ya Selam’ ile okurların karşısına çıkan Yağız Serdar Kötük “Ya Selâm aslında Allah’ın bir ismi ve esenlik, ferahlık veren anlamında. Yazdıklarım kalbimden kendime selam vermek gibiydi ve her yazının sonunu ‘Ya Selâm’ ile bitirdim. Kitap kendi ismini seçmiş oldu” diyor.

Röportaj: B. Selen Akgün
Fotoğraf: Serhat Hayri
Make Up: Uğur Kıral

Genç yazar Yağız Serdar Kötük, “Sanki eksik bir parçamı buldum, tamamlandığımı hissettim” dediği yeni kitabı Ya Selam’ı, Re Touch Mag’e anlattı.

Kitabınız hayırlı olsun. Fakat önce sizi tanımak isteriz. Yağız Serdar Kötük kimdir?

Çok teşekkür ederim. Eskişehir’de doğdum, büyüdüm ve sonra İstanbul’a geldim. Üniversite okumak için geldiğim yere köklendim. Uzun zamandır İstanbul’da yaşıyorum. Konservatuar tiyatro okudum, hala yüksek lisans öğrencisiyim. Oyuncu ve sahne farkındalığı üstüne araştırma yapıyorum. Gezmeyi, yeni yerler keşfetmeyi seviyorum, gezdiğim yerlerin tarihi, inancı ve enerjisini deneyimlemek benim için büyük zevk, elimden geldiğince bunu yapmaya çalışıyorum. Aslında hayatın içinde o an ruhumun ne istediği ve ne hissettiği ile yaşamımı yönlendiren biriyim.

Tiyatro okumanıza rağmen hayatınızda ne gibi bir kırılma meydana geldi ve kitap yazmaya karar verdiniz?

Tiyatro eğitimi alırken aslında sadece oyunculuk eğitimi almıyorsunuz, o kadar zengin bir bölüm ki; dersinden, makyaj dersine, yazarlık dersinden, eskrim dersine kadar birçok alanda sizi geliştiriyor. Ben oyuncu olurum derken kitap yazmayı tercih ettim, yaşadıklarımı anlatmak isteği içimde dolup taşıyordu, ben de yaşadığım farkındalıkları yazmak istedim. Oyunculuk her zaman farkındalığımı yükselten bir alan, o yüzden oyuncu koçluğuna devam ediyorum.

GÖRÜNÜŞ BÜYÜK BİR İLLÜZYONDUR

Kitabınızın ismi ‘Ya Selâm’. Sizin için bu söz ne anlama geliyor?

Ya Selâm aslında Allah’ın bir ismi ve esenlik, ferahlık veren, her türlü kötü durumdan selamete erdiren ve gözetip koruyandır. Kitabı yazarken de yazdıklarım kalbimden kendime selâm vermek gibiydi ve her yazının sonunu ‘Ya Selâm’ ile bitirdim. Kitap kendi ismini seçmiş oldu.

Kitabınızın yayınlandığı gün ne hissettiniz?

Tamamlandığımı hissettim aslında, sanki eksik bir parçamı bulmuş gibi bir his. Bilmiyorum tarifsiz bir şey 🙂

Görünüş sizce nedir?

Görünüş büyük bir illüzyon bence, bizler görünüşün kölesi olmuş durumdayız. Bu yüzden insanları görünüşlerine göre değerlendiriyor ve yargılıyoruz. Görünüş aslında maddeyi bırakıp manayı bulmak için bizlere verilmiş büyük bir pusula, tabi bunu görebilmek ve ayırabilmek için iyi terbiyeye ihtiyaç var.

Kitabınızın arka kapak yazısında ‘Aslolan sonuç değil, yolculuğun bilincine varmaktır. Yolda olanlara ‘Ya Selâm’ diye bir bölüm var. Sizin yolculuğunuz ne zaman başladı?

Benim yolculuğum 2009 yılında başladı ve sonuca odaklandığım yolda, süreci kaçırarak ilerlerken beklediğimin sonuç olmadığını, bulmam gerekenin kendi yolum olduğunu fark ettim. Sonra hangi yolda olduğuma baktım, buna bakarken odaklandığım ve istediğim şey beni mutlu etmeyeceğini fark ederek yolumu kendime çevirdim. Yolumu kendime çevirince hiçbir sonucun önemli olmadığını ve sürecin içindeki mutluluğu keşfettim. Umarım herkes kendi yolunu bulur.

KENDİNİZİ BULMAK İÇİN ZAMANI FARK EDİN

Örnek aldığınız ve beğendiğiniz bir yazar var mı?

Kalbinin kelamını yazıya dökebilmiş her yazar çok değerli ve özel bence. Kafka ve Alexandre Dumas’yı kendime yakın hissederim.

Pandemi dönemini kendiniz için nasıl değerlendirdiniz?

Var olan her şeyin ne kadar değerli ve önemli olduğunu anladım. Kendimle ilgili plan yaparak geçirdiğim bir süreç oldu, yapmak istediklerimi gözden geçirirken, kendimle olan bağlantısına baktım, kısacası kendime gözlemci kaldığım bir süreç yarattım.

Röportajın devamını okumak için tıklayın